• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

cause

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 438

ana kullanım 1

01. -e neden olmak 02. yol açmak 03. sebep olmak 04. başlatmak 05. doğurmak 06. hazırlamak 07. mucip olmak 08. neden olmak 09. salmak 10. sebebiyet vermek 11. yapmak 12. yaratmak 13. getirmek 14. ika etmek 15. iltizam etmek 16. meydan vermek 17. uğratmak

ana kullanım 2

01. neden 02. sebep 03. dava 04. amaç 05. hedef 06. ilke 07. dürtü 08. gaye 09. işbirliği 10. medar 11. mucip 12. prensip 13. taraftarlık 14. ülkü 15. vesile 16. amil 17. dava konusu 18. haklı neden 19. 20. müsebbip 21. problem 22. sorun 23.

felsefe

01. illet

hukuk

01. hukuk davası 02. illet 03. saik 04. tartışma konusu 05. münaziünfih

tarım

01. etmen

yöntembilim

01. illet

CAUSE = [ko: z] noun
1 neden, sebep * eşanlamlı : reason, source, origin, agent, maker
İngilizce örnek : A special team is trying to find out the cause of the accident.
Türkçe çevirisi : Özel bir ekip kazanın nedenini bulmaya çalışıyor.
İngilizce örnek : What was the cause of the gas explosion?
Türkçe çevirisi : Gaz patlamasının nedeni neydi?
İngilizce örnek : You have no cause to feel annoyed.
Türkçe çevirisi : Canını sıkmak için bir nedenin yok.
2 huk. dava * eşanlamlı : lawsuit, case, action
İngilizce örnek : It is the business of a lawyer to plead the cause of his client.
Türkçe çevirisi : Avukatın işi, müvekkilinin davasını savunmaktır.
3 amaç, hedef, dava * eşanlamlı : purpose, aim
¤ verb
-e neden olmak * eşanlamlı : give rise to, bring about, generate, create, precipitate, provoke, effect
İngilizce örnek : The risk of an explosion caused the workers to leave the factory.
Türkçe çevirisi : Patlama riski, işçilerin fabrikayı terk etmesine yol açtı.
İngilizce örnek : The train crash was caused by a signalling fault.
Türkçe çevirisi : Tren kazası, sinyal hatasından kaynaklandı.
İngilizce örnek : This will cause a great deal of inconvenience.
Türkçe çevirisi : Bu, büyük rahatsızlığa yol açacaktır.
İngilizce örnek : What caused the fire?
Türkçe çevirisi : Yangına ne yol açtı?
İngilizce örnek : Damage has been caused by the floods.
Türkçe çevirisi : Hasara sel baskınları yol açtı.

1: 0 ms