• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

cast

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 1923

ana kullanım 1

01. fırlatmak 02. atmak 03. çıkarmak 04. değiştirmek 05. vermek 06. saçmak 07. rol vermek 08. dökmek 09. döküm yapmak 10. atfetmek 11. çarpılmak 12. gelecekten haber vermek 13. kalıba dökmek 14. kokuyu aramak 15. kusmak 16. mulaj yapmak 17. olta atmak 18. rol taksimi yapmak 19. saçıp savurmak 20. şekillendirmek 21. vurmak 22. yavrulamak 23. yöneltmek 24. biçim vermek 25. eğrilmek 26. erken doğum yapmak 27. kalıpa dökmek 28. kehanette bulunmak 29. kokuyu takip etmek 30. rol dağıtımı yapmak 31. yem atmak

ana kullanım 2

01. atma 02. atış 03. fırlatma 04. kalıp 05. döküm 06. oynayanlar 07. oyuncular 08. çeşit 09. tür 10. alçı 11. atılmış 12. dökme 13. 14. artık 15. atılan şey 16. dış görünüş 17. eğilim 18. kalite 19. maket 20. nebze 21. renk tonu 22. atis 23. az bir miktar 24. biçim 25. boşaltım 26. çarpıklık 27. cins 28. dökümcülük 29. eğrilik 30. görünüş 31. mulaj 32. nüans 33. olta iğnesi 34. pik 35. piyeste oynayan kişiler 36. rol alanlar 37. tip 38. ton 39. voli 40. yöntem 41. zarda gelen sayı 42. zoka

bilişim

01. çevirim

denizcilik

01. kafa açma

hayvanbilim

01. düşürmek

hekimlik

01. silender 02. alçı sargı

hukuk

01. davasını reddetmek

inşaat

01. dökülmüş 02. beton dökmek 03. betonlamak

iş dünyası

01. rol dağıtımı 02. oyuncu kadrosu 03. rol dağıtmak

madencilik

01. bir fayla değişik yönde atılmış olmak

mimarlık

01. kalıba dökme 02. kalıba dökülmüş 03. kalıplamak 04. kalıplanmış

politika

01. kast sistemi

sanat

01. mulaj

sinema

01. oynayanlar

spor

01. alçıya almak 02. fırlama

teknik

01. biçim 02. dökme 03. dökülmüş maden 04. döküm 05. eritme 06. fırlatma 07. kalıba dökülmüş 08. kalıp 09. renk tonu 10. şekil 11. dökmecilik 12. maden dökmek

tekstil

01. renk tonu

tiyatro

01. rol alanlar 02. rol dağılımı yapmak 03. rol dağılımı

CAST = [ka: st] verb
1 fırlatmak, atmak * eşanlamlı : throw, fling, toss, launch, sling, pitch
İngilizce örnek : The fisherman cast his net into the lake.
Türkçe çevirisi : Balıkçı ağını göle attı.
2 dökmek * eşanlamlı : mould, shape
İngilizce örnek : We can cast this type of metal into very complicated shapes.
Türkçe çevirisi : Bu tip metalleri çok karmaşık biçimlere dökebiliriz.
3 rol vermek
¤ noun
1 kalıp, döküm * eşanlamlı : mould, form, shape
2 alçı * eşanlamlı : plaster cast
İngilizce örnek : Your son's wrist is fractured and needs a cast.
Türkçe çevirisi : Oğlunuzun bileği kırılmış ve alçıya alınması gerekiyor.
3 oynayanlar, oyuncular * eşanlamlı : players, actors, performers
İngilizce örnek : Sometimes the cast list comes at the end of the film.
Türkçe çevirisi : Bazen oyuncular listesi filmin sonunda yer alır.
İngilizce örnek : The cast had a party after the play was over.
Türkçe çevirisi : Oyun bittikten sonra oyuncular parti yaptı.
* cast iron = dökme demir
İngilizce örnek : Cast iron may fracture under tension.
Türkçe çevirisi : Dökme demir gerilim altında kırılabilir.

1: 0 ms