• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

break

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 1545

ana kullanım 1

01. kırılmak 02. parçalanmak 03. kopmak 04. parçalamak 05. karşı gelmek 06. koparmak 07. bozmak 08. riayet etmemek 09. kullanılmaz duruma getirmek 10. bozulmak 11. aniden ve sert biçimde oluşmak 12. sözünü tutmamak 13. olagelmek 14. sözünden dönmek 15. birdenbire olmak yarmak 16. kesmek 17. açmak 18. sona erdirmek 19. çatlatmak 20. kesintiye uğratmak 21. uymamak 22. batırmak 23. tutmamak 24. çiğnemek 25. iflas ettirmek 26. para bozdurmak 27. yerine getirmemek 28. kontrol altına almak 29. ufaklatmak 30. kontrol etmek 31. zorla girmek 32. dizginlemek 33. kaçmak 34. daha iyi yapmak 35. firar etmek 36. daha iyisini gerçekleştirmek 37. işlemez hale getirmek 38. kırmak 39. pes ettirmek 40. yıkmak 41. boyun eğdirmek 42. rütbesini indirmek 43. söylemek 44. yayınlamak 45. yayınlanmak 46. herkese duyurmak 47. ara vermek 48. mola vermek 49. bitmek 50. sona ermek 51. sonu gelmek 52. sonlanmak 53. görünmek 54. patlamak 55. çözmek 56. iflas etmek 57. batmak 58. ağarmak 59. ayırmak 60. azaltmak 61. benzetmek 62. bozguna uğratmak 63. bulmak 64. çatallaşmak 65. çatlamak 66. çıkmak 67. çıtlatmak 68. doğmak 69. eğitmek 70. ehlileştirmek 71. fasıla vermek 72. gün doğmak 73. haklamak 74. ihlal etmek 75. itaat etmemek 76. mahvetmek 77. mali yönden yıkmak 78. ortalık ağarmak 79. patlak vermek 80. şafak sökmek 81. sımak 82. sınmak 83. sökmek 84. tan ağarmak 85. terbiye etmek 86. tonu değişmek 87. topu attırmak 88. vermek 89. yön değiştirmek 90. kapatmak 91. sudan fırlamak 92. topu atmak 93. yakın dövüşü bırakmak 94. apreyi kırmak 95. atağa geçmek 96. başlamak 97. bozdurmak 98. caymak 99. cereyan kesmek 100. dalmak 101. devreyi bozmak 102. dönmek 103. durdurmak 104. fırlamak 105. kazmak 106. kırıp dökmek 107. müflis olmak 108. nakzetmek 109. olmak 110. rakibin attığı servis ile maç kazanmak 111. sak kırmak 112. tornistan etmek 113. ufalamak 114. vazgeçmek 115. yenmek

ana kullanım 2

01. kesilme 02. kaçış 03. firar 04. ilişkisini kesme dostluğunu bitirme 05. bozma 06. ani fiyat düşüşü 07. kırma 08. kırılma 09. kırık 10. açıklık 11. ara 12. mola 13. teneffüs 14. dinlenme 15. ani değişim 16. değişiklik 17. tan 18. şafak vakti 19. şans 20. fırsat 21. dalganın kırılmasına neden olan engel 22. aralık 23. çatlak 24. dalga çatlağı 25. durak 26. fasıla 27. kısa tatil 28. paydos 29. ani hücum 30. ara verme 31. ayırma 32. hızlı hücum 33. ihlal 34. kesinti 35. kesme 36. kopma 37. parçalama 38. steyşın vagon 39. yayın kesilmesi 40. gaf 41. hata 42. pot 43. solo bölüm 44. ani düşme 45. ara işareti 46. ayrıl 47. berzah 48. bitir 49. çatı kırması 50. çık 51. göçük 52. hakemin verdiği "ayrıl" komutu 53. hatalı çıkış 54. iş molası 55. kabuk açılması 56. kaçma 57. kes 58. keskin profil 59. kırma etek 60. kontak açıklığı 61. kontak aralığı 62. küçük tarla 63. omurga 64. parçalanma 65. parsel evlek 66. rakip takımın kalesine yapılan ani hücum 67. satır sonu 68. sayfa sonu 69. televizyon programlarında reklamlara ayrılan süre 70. uymama 71. yarık

BREAK = Anormal derecede yüksek veya düşük sıcaklıklarda yaşanan çok ani değişim. [meteoroloji > ne, nedir, ne demek]

BREAK = [breyk] verb
broke [brouk], broken ['broukın]
1 kırmak, parçalamak * eşanlamlı : shatter, fracture, rupture, crash * karşıtanlamlı : mend
İngilizce örnek : He fell down the stairs and broke his leg.
Türkçe çevirisi : Merdivenlerden düştü ve bacağını kırdı.
2 kırılmak, parçalanmak, kopmak * eşanlamlı : disintegrate, collapse, smach, shatter
İngilizce örnek : When we pulled on the rope it broke.
Türkçe çevirisi : İpe asılınca ip koptu.
İngilizce örnek : He dropped the glass and it broke.
Türkçe çevirisi : Bardağı düşürdü ve bardak kırıldı.
3 bozmak
4 bozulmak
5 patlak vermek, çıkmak
6 uymamak, çiğnemek * eşanlamlı : violate, disobey * karşıtanlamlı : obey
İngilizce örnek : The police accused Robert of breaking the speed limit.
Türkçe çevirisi : Polis Robert’ı hız sınırını ihlal etmekle suçladı.
İngilizce örnek : He is breaking the law by selling cigarettes to children.
Türkçe çevirisi : Çocuklara sigara satmakla yasaları çiğniyor.
İngilizce örnek : You broke the speed limit.
Türkçe çevirisi : Hız sınırını ihlal ettin.
¤ noun
1 ara, mola; teneffüs, dinlenme
İngilizce örnek : Let’s go outside on our break.
Türkçe çevirisi : Molamızda dışarı çıkalım.
İngilizce örnek : They worked on without a break.
Türkçe çevirisi : Mola vermeden çalışmaya devam ettiler.
2 açıklık * eşanlamlı : gap, opening
4 kırık * eşanlamlı : crack, rupture
5 ani değişim, değişiklik
6 tan, şafak vakti
* break away = kaçmak
İngilizce örnek : I got hold of him by the arm, but he broke away.
Türkçe çevirisi : Onu kolundan yakaladım, ama o kaçtı.
* break down = bozulmak; yıkılmak * eşanlamlı : fail, falter
İngilizce örnek : My car's always breaking down.
Türkçe çevirisi : Arabam sürekli arıza yapıyor.
İngilizce örnek : My car broke down and we had to walk home.
Türkçe çevirisi : Arabam bozuldu ve eve yürüyerek gitmek zorunda kaldık.
İngilizce örnek : The machine isn't working. It broke down this morning.
Türkçe çevirisi : Makine çalışmıyor. Bu sabah bozuldu.
2 (ruhen) yıkılmak
İngilizce örnek : Tom broke down and wept when he heard the news.
Türkçe çevirisi : Haberi duyunca Tom ruhen yıkıldı ve ağladı.
* break even = ne kâr ne zarar
* break in = zorla girmek * eşanlamlı : invade, trespass
İngilizce örnek : Someone broke in last night and stole my watch.
Türkçe çevirisi : Dün gece biri (eve) girmiş ve saatimi çalmış.
* break into = zorla girmek
İngilizce örnek : A burglar broke into their house through an open window.
Türkçe çevirisi : Açık pencereden evlerine hırsız girmiş.
İngilizce örnek : Do you have any idea who would have broken into your office?
Türkçe çevirisi : Büronuza kimin girmiş olabileceği ile ilgili bir fikriniz var mı?
İngilizce örnek : His office was broken into when he was away.
Türkçe çevirisi : O yokken bürosuna hırsız girmiş.
İngilizce örnek : The thief broke into the museum and stole a painting.
Türkçe çevirisi : Hırsız müzeye girdi ve bir tablo çaldı.
* break off = kesmek * eşanlamlı : interrupt, discontinue
İngilizce örnek : He broke off to answer the phone.
Türkçe çevirisi : Telefona bakmak için elindeki işini bıraktı.
İngilizce örnek : It is impolite to break a conversation off when someone comes in.
Türkçe çevirisi : Birisi içeri girince konuşmayı kesmek ayıptır.
2 son vermek * eşanlamlı : stop, cease
İngilizce örnek : They couldn't agree on anything, so they broke off their engagement.
Türkçe çevirisi : Hiçbir şeyde anlaşamadılar, bu yüzden nişanlarını attılar.
İngilizce örnek : The two countries have broken off relations.
Türkçe çevirisi : İki ülke (birbiri ile) ilişkilerini kesti.
* break out = patlak vermek, çıkmak * eşanlamlı : initiate, begin, start
İngilizce örnek : The Second World War broke out in 1939.
Türkçe çevirisi : İkinci Dünya Savaşı 1939’da çıktı.
İngilizce örnek : When the fire broke out, there were several people in the building.
Türkçe çevirisi : Yangın çıktığı zaman binada birçok insan vardı.
* break up = 1 sona erdirmek, dağıtmak
İngilizce örnek : The police broke up the demonstration.
Türkçe çevirisi : Polis gösteriyi dağıttı.
2 sona ermek, dağılmak
İngilizce örnek : School breaks up next Friday.
Türkçe çevirisi : Okul cuma günü sona eriyor.
İngilizce örnek : The party finally broke up at 3.00 am.
Türkçe çevirisi : Parti sonunda gece üçte sona erdi.
* break up (with) = (ile) bağını koparmak
İngilizce örnek : She broke up with her boyfriend.
Türkçe çevirisi : Erkek arkadaşından ayrıldı.
İngilizce örnek : Jack and Mary have broken up; Jack wants a divorce.
Türkçe çevirisi : Jack ve Mary ayrıldılar, Jack boşanmak istiyor.

ilgili sözler / related words

a break in the weather a break with tradition a clean break with a good break add table break advertising break air break air break contactor allow row to break across pages at the break at the break of dawn attempt to break away automatic break automatic page break bad break base-line break beach break better bend than break big wave break border break boundary layer break away break a butterfly upon the wheel break a ceasefire break a circuit break a code break a connection break a contact break a contract break a drug addiction break a fly on the wheel break a fly upon the wheel break a habit break a horse break a horse to harness break a joint break a journey break a lance with break a leg break a promise break a record break a safe break a set break a spell break a strike break a vow break a will break action shotgun break against break aground break an agreement break an appointment break an oath break angle break at break at next break away break away depression break away from break away from an opponent break axe break back break bone fever break bread break bulk break bulk cargo break bulk warehouse break camp break card break chamber break clods break cloud break contact break contract break corner break cover break down break down expenses break down into break down of engine break down timber break draft break ends break even break even interest rate break even point break even point price break even price break eyleminin ikinci hali break eyleminin üçüncü hali break faith break fast break fiilinin geçmiş zaman biçimi break flour break for a meal break formation break forth break frequency break fresh ground break from break gaol break grazing break ground break ground with something break heart break impulse break in break in (on somebody or something) break in a bullock break in a fight break in on break in on somebody's conversation break in on the conversation break in pieces break in programme break in roof break in somebody or something break in sound break in the circuit break in the clouds break in the film break in the track break in the voice break in transmission break in upon break in(to something) break into break into a conversation break into a laugh break into a market break into a trot break into applaud break into applause break into fragments break into laughter break into pieces break into small pieces break into sobs break into tears break into two break it off break it up break it up, you guys break it up, you two break jack break jail break laws break length break line break link break links break load break loose break loose from something break mirror break new ground break of break of day break of rope break of the piston rod break off break off a bad habit break off a story at an exciting point break off an engagement break off one's engagement break off one's engagement to somebody break off relations break off relations (with) break off relations with break off something break off talks break off with break off with somebody break on all errors break on load break one's arm break one's back break one's bargain break one's duck break one's faith break one's fast break one's head break one's heart break one's heart over something break one's journey break one's journey in break one's leg break one's neck break one's neck (to do something) break one's oath break one's promise break one's spirit break one's word break oneself of a habit break open break or strike camp break out break out (for an epidemic) break out (of something) break out a sail break out from prison break out in break out in a cold sweat break out in a rash break out in a sweat break out in blisters break out in flames break out in open revolt break out in pimples break out in something break out into a sweat break out into pimples break out into sweat break out of prison break out the cargo break over break over a ship break point break point of fusion break point of service break pressure tank break ranks break resistant break roll break rolls break rule break service break shock break short break signal break silence break somebody in break somebody of a bad habit break somebody on the wheel break somebody or something in break somebody's back break somebody's fall break somebody's heart break somebody's resistance break something away break something down break something loose break something off break something to pieces break something up break stubbles break system break tape break that news gently to her break the back of break the back of a job break the back of something break the back of the work break the bank break the blockade break the bridge break the camel's back break the circuit break the coal down break the contract break the cord break the current break the deadlock break the fast break the flag break the ice break the impasse break the law break the link break the link with break the neck of break the neck of a task break the news break the news (to somebody) break the news to break the news to somebody break the peace break the record break the rules break the sanctuary break the silence break the spear of one's will break the speed limit break the strike break the terms of a contract break through break through the defence break time break to break to pieces break to smithereens break trust break types break up break up (with somebody) break up a battery break up a camp break up a friendship break up a home break up a partnership (as there is no more reason for it) break up clods break up into break up somebody's home break up somebody's marriage break up the ground (around a tree) break up value break up with somebody break upon the wheel break wall break when expression has changed break when expression is true break when value changes break when value is true break wind break with break with one another break with somebody break with the past break wool bud break can you break a twenty capital break cause to break choromosomal break chromosome break circumferential break city break coffee break color break colour break column break column break symbol combined with the fast break commercial break continuous - no page break continuous - page break could you break a twenty dollar for me cross break crown break current break dam break problem data break date break debug break decode to break the code diagonal break double break double ended break double line break double-strand break formation ductile break elongation at break epistemological break equatorial break even break exceptions don't break the rule fading break fare break point fast break file break film break fire break fire break belts five man fast break for a storm to break for dawn to break for day to break for war to break out force at break get a bad break get a good break get a lucky break get somebody to break giant retinal break give but not break give it a break give somebody a break green fire break guillotine break hammer break hard column break hard page break hard words break no bones have a break have a break down have a lucky break have break have somebody break something have spots break out have you ever tried break dance hiç break dans yapmayı denedin mi high break capacity fuse hose break valve how long is our lunch break html break I break out when I eat chocolate I can make and break you I can't break that I don't want to break up yet I need a break I really think we should break up I'm sorry- but I want to break up i break out when i eat chocolate i can make and break you i can't break that i don't want to break up yet i need a break i really think we should break up i'm sorry- but i want to break up ice break up if it were not for hope, the heart would break if you break it, you pay for it if you break it, you've bought it impact break jail break leading the fast break let's have a tea break let's take a break light break down mill line break line break motor protection lines with arrows signify a column break load break switch long break for a meal lousy break lucky break lunch break macular break make a break make a break for it make a break for something or somewhere make a clean break (with) make and break make and break cam make and break switches make or break make or break somebody make somebody break out in a cold sweat manual line break manual page break midweek bargain break mind you don't break the rope move page break never give a sucker an even break nick break test no break off-shore break oil break contactor one of your break lights is out oral break organized fast break page break page break before page break between groups paper break paragraph break partial break permeable wind break pipe break point break point of break police break it up post-equatorial break post-oral break pour molten lead into cold water to break an evil spell power break program break down pursuit without a break push to break switch rear break rear break shoe reef break referee break refreshment break remove page break required page break retinal break reverse break roof break section break semester break send break service break set page break shore break short break side by side double barreled break action shotgun single shot break action shotgun slow break snow break soft break soft page break speed break stalk break station break stem break sticker break sticks and stones may break my bones, but words will never hurt me stratigraphic break stratigraphical break stress at break

1: 1 ms