• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

bold

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 4739

ana kullanım

01. cesur 02. yürekli 03. gözü pek 04. atılgan 05. küstah 06. kaba 07. arsız 08. acar 09. açık seçik 10. atak 11. belirgin 12. cesaretli 13. cesurca ile ilgili 14. cüretkâr 15. cüretli 16. girgin 17. girişken 18. kabak 19. levent 20. pek gözlü 21. sarp 22. taşaklı 23. terbiyesiz 24. biperva 25. cesaret isteyen 26. cesurane 27. dik 28. göze çarpan 29. koyu renk yazılmış 30. siyah 31. utanmaz 32. yiğit

bilişim

01. koyu 02. kalın 03. koyu kalın

kötüleyici

01. densiz

teknik

01. kalın 02. koyu

yeme içme

01. kaba çay

BOLD = [bould] adjective
1 cesur, yürekli, gözü pek, atılgan * eşanlamlı : brave, fearless, courageous, unafraid, daring * karşıtanlamlı : afraid, fearful, timid
İngilizce örnek : Peter felt afraid, but he tried to look bold.
Türkçe çevirisi : Peter korktu ama cesur görünmeye çalıştı.
İngilizce örnek : Malkaçoğlu was a bold and powerful man.
Türkçe çevirisi : Malkaçoğlu korkusuz ve güçlü bir erkekti.
2 küstah, arsız * eşanlamlı : rude, impudent, insolent * karşıtanlamlı : polite, courteous
3 (görünüş) keskin hatlı

BOLD = [bouldli] adverb
cesaretle, cüretle
İngilizce örnek : Let us overcome our fears and face the problem boldly.
Türkçe çevirisi : Korkularımızı yenelim ve sorunu cesaretle karşılayalım.

BOLD = nasıl okunur, okunuşu /bould/ sıfat

ilgili sözler / related words

1: 0 ms