• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

bir

Türkçe - İngilizce

ana kullanım 01

ana kullanım 02

ana kullanım 03

ana kullanım 06

ana kullanım 07

ana kullanım 08

ana kullanım 09

tavla

bir = yek [öz Türkçe - eski terim]

bir = yeksan [öz Türkçe - eski terim]

bir = ahad [Türkçe - Osmanlıca]

bir = ehad [Türkçe - Osmanlıca]

bir = yek [Türkçe - Osmanlıca]

ilgili sözler / related words

-an herhangi bir ev -de bir araya gelmek -de bir aşağı bir yukarı yürümek -de bir eğilim yaratmak -de derin bir etki uyandırmak -de iyi bir etki bırakmak -de kötü bir etki bırakmak -deki bir artıştan dolayı -den başka bir şey değil -den başka bir şey değildi -den başka bir şey değildir -den başka bir şey düşünmemek -den bir iyilik istemek -den bir müddet sonra -den bir süre sonra -den bir şeye doğru gitmek -den bir şeyi hileyle almak -den eline geçen bir şey olarak -den şeytanca bir zevk duymak -den yaklaşık bir saat uzaklıkta -dığı bir dünyada -dığı bir zamanda -e belli bir özellik ya da tarz vermek -e bir çare bulmak -e bir engel olmak -e bir göz atmak -e bir mil kalmış -e bir nisan şakası yapmak -e bir son vermek -e bir şey sunmak -e bir şeyi uygulatmak -e birdenbire bir soru sormak -e göre bir karara varmak -e nasıl gidileceği hakkında bir fikir verir misiniz -e nasıl gidileceği hakkında bir fikriniz var mı -e saygıyla karışık bir korku duymak -e soğuk bir hava getirmek -e şöyle bir göz atmak -e uygun bir şey bulmak -e yanlış bir şey söylemek -e yeni bir ad vermek -e yeni bir gözle bakmak -e yeni bir şekil vermek -ın üzerinde iyi bir izlenim bırakmak -i bir denemek -i bir kenara bırakırsak -i bir kez denemek -i yapabilecek türden bir adam değil -in bir kaynağı -in bir tekrarıyla -in büyük bir kısmı -in cebinden bir şey yürütmek -in gözünde pek de iyi bir insan olmamak -in hakkında kafada bir fikir oluşturmak -in tipik bir örneği olmak -lık bir ödül -lik bir alanı kapsar -lik bir doğum oranıyla -lik bir yüzölçümüne sahiptir -mekten başka yapacak bir şey yok -memde sizce bir sakınca var mı -memek için bir neden yok -menin bir zararı dokunmaz -mesi anlaşılır bir şeydir -meşinin belli bir nedeni yok -meşinin bir nedeni -nin bir bedeli var -nin bir faydası yok -nin büyük bir kısmı -nin dört bir tarafında -nin herhangi bir girişimde bulunmasına gerek kalmaksızın -nin kötü bir örneği -sız bir gün geçirmez -ye bir anlam vermek -ye bir soru yöneltmek -yi bir denemek (birini veya bir davayı desteklemek için yapılan) toplantı (ikincil bir kaynağın) yayınma çarpanı (protesto amacıyla) bir yerde yapılan oturma eylemi 1 g'lık bir kütleye sn'de 1 cm'lik ivme kazandıran kuvvet 100 metre karelik bir alan ölçü birimi 15 cm üzerinde bir ilerleme 15 cm.nin üzerinde bir ilerleme 28 haftadan küçük bir bebeği öldürme 3 boyutlu bir şeklin yüksekliği 45-56 santimlik eski bir uzunluk ölçüsü 91.4 santimetreye eşit bir uzunluk ölçüsü a-c makineler için çoğunlukla kullanılan bir endüvi sargısı şekli a-c makineler için kullanılan bir sargı tipi abamper anlamında diğer bir terim abamper anlamında kullanılan diğer bir terim abartılı bir biçimde abartılı bir şekilde abartmasız bir milyon abd anayasasında bir kimsenin kendi suçları hakkında tanıklık etmeme hakkı abd'de başkent washington'un bulunduğu federal bir bölge abd'nin güney eyaletlerine özgü bir tür darı ekmeği abd'nin güneyinde büyüyen bir ağacın cevize benzeyen tatlı meyvesi abd'nin kuzeydoğusunda bir eyalet abd'nin scuppernong ırmağı bölgesinde yetişen bir tür üzüm acaridae ailesinden bir tür kene acayip bir adam acayip bir şekilde acayip bir şey acele bir ağaçtır meyvası pişmanlıktır acele bir ağaçtır meyvesi pişmanlıktır acele bir ağaçtır, meyvesi pişmanlıktır acele bir şeyler yapmak acele ile bir şeyler yapmak aceleci bir tavırla acenta tarafından belli bir fiyat karşılığında ve bedeli önceden alınarak sağlanan gidiş dönüş- kalacak yer- yiyecek ve aktarma hizmetlerinin tümü acı bir ders acı bir hayal kırıklığı acı bir kahkaha atmak acı bir reçete acı bir şekilde acı bir şeyi tatlılıkla yutturmak acı bir tecrübe acı çeken, çok yaşlı bir atı öldürmek acı ve sert bir bira çeşidi acıdan kıvranan bir yüz acıklı bir biçimde acıklı bir filmdi acıklı bir şekilde acılı bir hint yemeği acılı bir yüz acımdan bir atı bile yiyebilirim acınızı bir ila on arasında puanlandırır mısınız? acısına bir son ver acil bir durumda acil bir iş acil bir randevuya ihtiyacım var acil bir vakada aç bir adam öfkeli bir adamdır aç olmanın nasıl bir duygu olduğunu bilirim açığa çıkarılan bir tuz damlası açık arazide belirlenmiş bir güzergâh üzerinde kayak yapma açık artırmada başka bir teklifin karşısında yapılan teklif açık bir ateşin önünde veya fırında kızartılmış açık bir biçimde açık bir dille açık bir hata bulunmadığı sürece açık bir paraşüt giyen birini bir aracın çekerek havalandırması açık bir şekilde açık bir şekilde dile getirme açık bir şekilde ifade etmek açık bir yere çıkmak açık fikirli bir biçimde açık kahverengi bir şeyiniz var mı açık olan bir poliçeyi kabul açık pembe renkli yumuşak bir tür italyan sosisi açık renkli bir tür bira açık renkli hafif bir alman bira türü açık renkli hafif bir alman birası açık saçık bir biçimde açık saçık bir şekilde açık sarı renkli bir ahududu likörü açık sarı ve akşamları açan çiçekli bir veya çokyıllık otsu bitki açık seçik bir şekilde açık ve canlı bir şekilde açık ve kesin bir biçimde belirtmek açık ve kesin bir biçimde ifade etmek açık ve net bir şekilde açıkça söylenmeden (zımnen) anlatılmış bir şey açıklanmayan bir amaçla gitmek açıkta bir şey almak açılmak (katlanmış bir şey) açılmamış bir çiçeğin kendi kendine döllenmesi açım. yiyecek bir şey var mı açısal hızı ölçen bir tip ingiliz bomba nişangahı açmak (bükülmüş ya da dolaşmış bir şeyi) açmak (dolaşık bir şeyi) açmak (dürülmüş bir şeyi) açmak (karışık bir şeyi) açmak (katlanmış bir şeyi) açmak (sarılmış bir şeyi) adalet bakanı gibi bir devletin en yüksek hukuk görevlisi adaletsiz bir biçimde adam adamı bir kere aldatır adam adamı bir kez aldatır adam başı bir günlüğü ne kadar adam başı bir pound adaya benzer bir şey adetim bir hafta gecikti adı çıkmış bir kere, ne yapsa nafile adı geçen bobinler bir ya da iki açık konili diyaframı süren ve bu suretle daha etkin çalışan elektrodinamik hoparlör adı sanı bilinen bir adam adına bir rezervasyon yaptırmıştım adi bir çıkar uğruna adi bir hayat sürmek adil bir anlaşma adil bir biçimde adil bir duruşma hakkı adil bir şekilde adil bir şekilde davranmak âdil ve dürüst bir biçimde adsız bir dosya affedersiniz- bir içki alabilir miyim, lütfen affedersiniz- bursa'ya bir bilet lütfen affedilmez bir biçimde afrika'da bir tür darı afrika'ya özgü nefesli bir çalgı afrodizyak olarak kullanılan bir alkaloid aftospiyos iki tavuk bir horoz afyondan çıkarılan kristalli bir madde aglütinin meydana getiren bir madde ağaç servetindeki herhangi bir eksilme ağaçballı reçineli bir biçimde ağaçsakızlı reçineli bir biçimde ağır (belli bir kilodan) ağır bir biçimde ağır bir ceza ağır bir cisimle vurmak ağır bir eleştiri ağır bir grip nöbeti ağır bir idman sonrası yapılan rahatlama hareketleri ağır bir kek ağır bir siyasi suç yüzünden avam kamarası huzurunda açtığı ceza davası ağır bir suç işlemeye teşebbüs ağır bir suçtan sabıka kaydı olan mülteci ağır bir suçu saklamak ağır bir şekilde ağır bir şekilde düşme ağır bir şekilde düşmek ağır bir tarzda yaralamak ağır bir yemekten sonra denize girilmiyeceğini bilmesi gerekir ağır hasta bir turistin ya da otel konuğunun hastaneye kaldırılması ağır ve sıkıcı bir iş yapmak ağır ve sıkıcı bir işte çalışan kimse ağırlaştırılmış bir şekilde ağız kuruluğu için kullanılan bir ilaç ağızdan uzak bir yöne doğru ağlamaklı bir şekilde konuşmak ağlamanın bir faydası yok ağrı kesici ve ateş düşürücü olarak kullanılan bir madde ağza koyacak bir şey ağzı bir karış açık ağzı bir karış açık bakmak ağzı bir karış açık kalmak ağzı şekerle kaplı kadehte sunulan bir tür kokteyl ağzımda acı bir tat var ağzımı açıp bir kelime bile söyleyemedim ağzına bir lokma atmak ağzına bir lokma koymamak ağzına bir parmak bal çalmak ağzında bir bakla olmak ağzında bir şey varmış gibi konuşan ağzında kötü bir tat bırakmak ağzından bir söz kaçırmak ağzını açıp tek bir söz söylememek ah bir ahım şahım bir iş değil ahım şahım bir kız değil ahım şahım bir şey değil ahım şahım bir şey olmamak ahım şahım bir şey yapmak aileden gelen bir özelliktir aileden gelen kalıtsal bir özellik olmak ajan şebekesi ≡ bir ajanın yönetiminde gizli hedefler için çalışan topluluk ak pelinden çıkan acı bir madde akan ya da yüksekten düşen su ile çalışan ve zamanın ölçülmesi için kullanılan bir düzenek akdeniz mutfağında- özellikle pizzalarda kullanılan bir ot akdeniz'e özgü yelkenli bir kayık akerdeona benzer bir çalgı akıcı bir biçimde akıcı bir şekilde akıcı bir şekilde konuşan akıcı bir şekilde konuşan (biri) akıcı bir şekilde konuşmak akıllı adama bir laf yeter akıllı adamla akılsızın konuşmasından sağlıklı bir sonuç çıkmaz akıllıca bir iş yaptı akıllıca bir karar akıllıya bir sözcük yeterlidir akımı dengelemek üzere dizayn edilmiş bir devre elemanı akındırıklı reçineli bir biçimde akik ve yeşimtaşından oluşan bir kuvartz akla uygun bir biçimde düzenlemek aklı bir karış havada aklı bir karış havada olmak aklı bir şeye takılmak aklı bir şeye takılmış aklıma bir fikir geldi aklına bir şey takmak aklına bir şeyi takmak aklına parlak bir fikir gelmek aklında başka bir şey varken aklında bir şey olmak aklını bir süre -den uzak tutmak aklını bir şeye takmak aklını bir şeye vermek aklını bir şeyle bozmak aklını bir şeyle bozmuş aklının bir köşesi aklının bir köşesinde bulundurmak aklının bir köşesinde olan şey aklının bir köşesinde olmak aklınızda belirli bir şey var mı aklınızda belli bir marka var mıydı aklınızda bir şey var mı aklınızın bir köşesinde akmalı reçineli bir biçimde akordeona benzer bir çalgı akordeona benzer körüklü ufak bir çalgı akort edilebilecek bir şekilde aksi bir durumda aksi kanıtlanana kadar bir şeyin doğru olduğunu varsayma aksine bir hüküm yoksa aksine bir şey işitmedikçe aksini ifade eden bir açık hüküm bulunmadıkça akşam partisi ≡ sohbet ya da müzik için özel bir evde toplanma akşam yemeğinden sonra dinlenmeli, gece yemeğinden sonra ise bir mil yürümeli aktif bir şekilde al bir kürek alacakların tahsilini bir finans kurumuna bırakarak bu ödemeleri komisyon karşılığında aracı kurumdan alma alacaklılar tarafından âciz halinde bulunan borçluya muamelelerinin mahdut bir müddet zarfında devamı hakkında verilen müsaade alacaklının borcu nedeniyle bir kimsenin malına geçici el koyma hakkı alâkası olmıyan bir davada taraflardan birine yardım etmek suçu alanın herhangi bir bölümü alaycı bir biçimde alaycı bir şekilde alaycı bir tavırla ters ters gülmek alaylı bir tavırla alçak bir sesle alçakça bir oyun aldatıcı bir biçimde aldatıcı bir güven vermek aldatıcı bir güvenlik hissi vermek aldığı bir darbe sonucu sersemleyen boksörün kendine gelmesi için hakem tarafından birden sekize kadar sayılması alelacele bir ev inşa etmek alelacele bir mektup karalamak aletli dalış ≡ gözlük- palet- plastik elbise- portatif hava tüpü gibi gereçlerle bir yüzücünün su altına dalması alevlendirici bir şekilde aleyhinde bir şey söylenemez aleyhinde bir şeye sahip olmak aleyhinde söylenecek bir şey yok aleyhte olan bir durum alıcı adının kayıtlara geçirildiğini belirten bir borç senedi türü alışılmamış bir biçimde alışılmış bir yükün üzerine eklenen fazladan yük alışmak (yeni bir ortama) alkol ekleyerek bir kimyasal bileşimin parçalanması alkollü bir çeşit içki alkollü bir halde bir aracın idaresinde olmak alkolsüz bir tür içki allah bir allah bir (gümüş) kapıyı kaparsa, başka (altın) kapıyı açar allah bir kapıyı açmadan ötekini kapamaz allah bir kapıyı kapar ötekini açar allah bir kapıyı kaparsa allah bir kapıyı kaparsa, başka birini açar allah bir kapıyı kapatırsa ötekini açar allah bir yastıkta kocatsın allah'ın bir gününde allaha şükür bir yaramazlık yok allahın belâsı bir soğuk var allahın belası bir yer almak (bir malı bir yerden) almak (verilen veya gönderilen bir şeyi) almak (verilen ya da önerilen bir şeyi isteyerek) almanya'nın bavyera bölgesine özgü bir çeşit krema alt kambriyen'den günümüze kadar var olmuş olan bir brakiyopod sınıfı alternatif bir niceliğin ortalama kare kök değeri altı ayda bir altı ayda bir faiz işleme altı ayda bir olan altı metre veya daha uzak bir mesafeden potaya yapılan atış altı ocakta kutlanan bir yortu altı saat boyunca bir şey yememelisiniz altı yılda bir altı yılda bir olan altıda bir altın bir fırsat altın gibi bir kalp altın veya gümüşten eski bir yunan sikkesi altına veya başka bir değere çevrilemiyen para altıncı özgürlük ≡ bir ülke uçağının- kendi ülkesinde durup sonra üçüncü bir ülkeye devam ederek başka bir ülkeden yolcu taşıma hakkı altmış bir altmışta bir altmışta bir kısım alüminyum oksitle birleşmiş başka bir metal oksit alyuvarlarla ilgili bir kan testi amaca yaklaşılmasını sağlayan bir iş amaçsız bir şekilde konuşmak amaçsızca bir şeyler karalamak amcam bir ev yaptırdı ameliyattan sonra bir süre yoğun bakımda kalacaksınız amerika'da 100 libreye eşit bir ağırlık birim amerika'da 907 kiloya eşit bir ağırlık birimi amerika'da yapılan bir elma brendisi amerikada bir litrenin yaklaşık 0.47sine eşit bir sıvı ölçüsü amerikada hayvan yemi olarak oldukça geniş bir alanda yetiştirilen avrupa kökenli bir ot amerikalı zencilerin yaptığı bir müzik türü amerikan bağımsızlık savaşında çok popüler olan ve bir tür ulusal marş sayılan şarkı amerikan hava kuvvetleri karargahının bir sahra kademesi amerikan kalp birliği tarafından yapılan bir araştırmaya göre amerikan zencilerinden yayılan bir dans amino grubunun bir maddeden diğerine taşınması amirane bir tavırla emirler vermek amirane bir tavırla kesin emirler vermek amirime bir rapor yazacağım amonyum nitrattan yapılan patlayıcı bir madde ampermetrenin gösterdiği değerde bir hata görünmüyor ampermetrenin gösterdiği değerde bir şeylerin hatalı olduğu görünüyor an beni bir kozla o da çürük çıksın ana baba bir ana babanın yerinde bir çocuğa bakan kimse ana bir baba ayrı ana branşın yanı sıra ikinci bir branştan ders almak ana deftere bir kez kaydetme ana dili ingilizce olan insan (latin amerikalılar tarafından aşağılayıcı bir sözcük olarak kullanılır) ana makinenin ısıtılması için bir nolu sirkülasyon pompasını çalıştıralım anaları bir babaları ayrı olan erkek kardeşler anası bir babası ayrı anason aromalı bir tür fransız içkisi ancak her bölümünde farklı bir hikaye anlatılan dramatik dizi ancak muayyen bir süre geçtikten sonra nihai hüküm haline gelen muvakkat boşanma hükmü ancak ortak bir anten ve video göstergesini paylaşan bir radar anemi için bir reçete yazar mısınız anemobiyagraf ≡ rüzgâr hızını kaydeden basınç tüplü bir anemograf tipi anestetik bir barbitürat anestezi aldıktan sonra bir süre sindirim sorunu yaşamak gayet olağandır ani baskınla bir yeri almak ani bir istek ani bir işim çıktı âni bir kıskançlık patlamasıyla ani bir sürpriz ya da aydınlanmaya neden olan bir şey ani bir tehlike anında aniden aklıma bir fikir geldi aniden bir şey yapmak ya da söylemek anlama bir şey katmayan anlamı açık bir şekilde anlamlı bir bütün anlamlı bir ifadede anlamlı bir şekilde anlamsız bir biçimde anlamsız bir pekiştirme sıfatı ya da zarfı anlaşılır bir şekilde anlaşılır bir şeydir anlaşılmaz bir halde anlaşılmaz bir şekilde konuşmak anlaşılmış bir şey anlaşmak (herhangi bir konu vb. üzerinde) anlayışlı bir patronun hizmetinde çalışmak anlayışlı bir tavırla anne baba bir anne ve babası bir annem için bir şey bakmıştım annesini bir daha hiç göremeyecekti anormal bir biçimde bitmek anormal bir şekilde anormal bir yerde anormal çocuk doğumuna yol açan bir müsekkin anormal yeni bir büyüme ansızın üzücü bir durum karşısında kalma antisiklojenesis ≡ bir antisiklonun büyümesi, güçlenmesi veya oluşumu antrenörün etkili olamayan bir oyuncuyu oyundan çıkarması apaçık bir biçimde apaçık olduğu için bir şeyi ilk bakışta görmek ya da anlamak apar topar bir taksiye bindirildi apayrı bir konu apse için bir reçete yazar mısınız aptalca bir hata yapmak aptalca bir soru aptalca bir şey aptalla para bir arada bulunmaz ara noktalardan birinde veya dönüş noktasında gidişdönüş bilet tanzimi kaidelerini bozmadan başka bir noktaya gidip gelmek araba ile bir memlekete geçici olarak girişi sağlayan belge araba kiralamada- belirli bir dönemde kullanılmakta olan araç yüzdesi araba sürerken birden başka bir arabanın önüne geçmek araba ve bir çift at arabam bir mil uzakta arabayı otoyolda bir deneyelim arabayı veya içindeki bir şeyi çalma arabayı, sürücüsünü ve üçüncü kişiyi kapsayan bir sigorta türü aracın bir tarafa çökmesi araçlar bir amaç içindir arada bir arada bir azalan (ateş, hastalık) arada bir sapıtmak aralarına bir kara kedi sokmak aralarında gerçek bir ortak ilginin bulunduğu grup aralarında inançlı bir ilişki bulunan kişiler arasındaki iletişim aralarında mantıksal bir ilişki kurmak aralarında sevgi diye bir şey olmamak aralıksız bir işte çalışmak arap yarımadasının doğu köşesinde bir ülke arasına bir çizgi çekerek araya bir şey sokma araya bir şey sokup kilidin dilini kaydırarak açmak (kapıyı) arayarak bir şeyi kontrol etmek arazi okçuluğu. bu yarışmada okçular ormanlık bir bölgede gerçek avcılar gibi dolaşıp karşılarına çıkan hedeflere atış yaparlar arazi üzerinde hukuken tanınan bir menfaat arcilik horizonun diğer özel bir tipi arızalı bir silahı faal etmek aristokrat bir aileden arka kalan bir şeyi olmak arka tarafta bir oda istiyorum arkadaşça bir davranış arkadaşım için bir şey bakmıştım

1: 1 ms