• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

bastırmak

Türkçe - İngilizce

ana kullanım

bilim teknik

eylem / verb – psychology

eylem / verb – textiles

iş dünyası

kontrol sistemleri

politika, yönetim

BASTIRMAK = (bastırmak nedir; bastırmak ne demek; bastırmak İngilizcesi) 1. Basma işini yaptırmak: «Çok güçlüydü, bastırdı, omuzlarını yatağa yapıştırdı âdeta.» -T. Dursun K. 2. Zararlı bir olayı önlemek: Yangını bastırmak. 3. Durdurmak: İsyanı bastırmak. 4. Üstünlüğünü göstermek: «Şişman, kısa boylu bir yüzbaşı usulsüzlükte, şarlatanlıkta, inatta hepimizi bastırıyor.» -Ö. Seyfettin. 5. Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek. 6. Gidermek: «Heyecanını bir türlü bastıramıyor.» -N. Araz. 7. Hemen söylemek: Cevabı bastırdı. 8. (nsz) Ansızın birinin yanına gitmek: «Ama bir evi tek başına çeviren, o evin düzeninden sorumlu kadınlar ansızın bastıran konuktan her zaman tedirgin olurlar.» -O. Rifat. 9. (nsz) Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek: «Kış bastırdığında bu sıcağa rahmet okursunuz.» -A. Kulin. 10. (-e) Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek: «Köyün ihtiyarları da Feyziye'nin babasına bastırmışlar, onları bağışlatmışlar.» -E. Bener. 11. hlk. Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak.

BASTIRMAK = (bastırmak nedir; bastırmak ne demek; bastırmak İngilizcesi) 1. Yemeği pişirilebilecek hale getirmek, hazırlayıp ateşe koymak. 2. Patlıcan, kabak gibi sebzeleri etle veya kıyma ile tavaya döşeyip pişirmek.

BASTIRMAK = (bastırmak nedir; bastırmak ne demek; bastırmak İngilizcesi) Bir şeyin üzerini kapatmak, örtmek.

BASTIRMAK = (bastırmak nedir; bastırmak ne demek; bastırmak İngilizcesi) Dişi hayvanı erkekle çiftleştirmek.

BASTIRMAK = (bastırmak nedir; bastırmak ne demek; bastırmak İngilizcesi) Kapının bastırağını indirip kapatmak.

BASTIRMAK = (bastırmak nedir; bastırmak ne demek; bastırmak İngilizcesi) Kaynak suyunu taş ve toprakla örterek ark içinde götürmek.

BASTIRMAK = (bastırmak nedir; bastırmak ne demek; bastırmak İngilizcesi) Kız ya da kadınla güç kullanarak cinsel ilişkide bulunmak.

BASTIRMAK = (bastırmak nedir; bastırmak ne demek; bastırmak İngilizcesi) Kuru bir tarlayı rutubetlenmesi için baştan başa sulamak: Bahçe tarlasını bastırdıktan sonra içine yazlık ekeceğim.

BASTIRMAK = (bastırmak nedir; bastırmak ne demek; bastırmak İngilizcesi) Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak.

BASTIRMAK = (bastırmak nedir; bastırmak ne demek; bastırmak İngilizcesi) Mağlubettirmek, alt ettirmek.

BASTIRMAK = (bastırmak nedir; bastırmak ne demek; bastırmak İngilizcesi) Ocağa yemek koymak.

BASTIRMAK = (bastırmak nedir; bastırmak ne demek; bastırmak İngilizcesi) Sökülen veya eskiyen yamayı dikmek.

ilgili sözler / related words

-i bastırmak bağırarak başkasının sesini bastırmak bağırarak bir kimsenin sesini bastırmak bağırarak birinin sesini bastırmak bağırarak sesini bastırmak basmak veya bastırmak (madeni para) bastırmak (açlık) bastırmak (bir hareket ya da durumu) bastırmak (bir sesi daha yüksek bir sesle) bastırmak (gazeteye) bastırmak (isyan) bastırmak (sesi) bastırmak (yangın/ses) bir an önce aceleyle bastırmak bir an önce bastırmak bir şey başlamadan bastırmak bir şeyi yüzsüzlükle bastırmak birbirine bastırmak birini göğsüne bastırmak bölücü hareketi bastırmak cevabı bastırmak dayağı bastırmak duygularını bastırmak dümeni karşı tarafa bastırmak elektromanyetik girişimi bastırmak için pasif filtre birimi faka bastırmak fazla bastırmak göğsüne bastırmak hazırlıksız bastırmak ileriye doğru bastırmak isyan veya ayaklanma bastırmak isyanı bastırmak karanlık bastırmak kavgayı bastırmak kenarını bastırmak kenarlarını bastırmak kıvırıp kenarını bastırmak kuvvet kullanarak bastırmak mandepsiye bastırmak mideyi bastırmak öfkesini bastırmak para bastırmak parayı bastırmak safra bastırmak salamuraya bastırmak sesi bastırmak sesini bastırmak sesiyle bastırmak sıcaklar bastırmak sıkı sıkıya bastırmak (toprağı) sis bastırmak soğuklar bastırmak suda bastırmak suya bastırmak şiddetli duyguları bastırmak tokadı bastırmak tongaya bastırmak topu çembere bastırmak tozu bastırmak tuzlu suya bastırmak uyku bastırmak uykuda bastırmak vücuduyla bastırmak yağmur bastırmak yüzsüzlükle bastırmak zorla bastırmak zorla ve tehlikeye açık kalarak isyanı bastırmak

1: 0 ms