• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

bare

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 4023

ana kullanım 1

01. açmak 02. açığa çıkartmak 03. gözle görülür hale getirmek 04. soymak 05. ortaya dökmek 06. açılmak 07. çıkarmak 08. göstermek 09. kılıç çekmek

ana kullanım 2

01. çıplak 02. yalın 03. süssüz 04. boş 05. tamtakır 06. açık 07. ari 08. cavlak 09. çok az 10. kabak 11. kabak gibi 12. kel 13. kıt 14. kuru 15. -siz 16. -sız 17. yalıncak 18. yoksun 19. azıcık 20. bomboş 21. çorak 22. dal 23. daz 24. dımdızlak 25. kıt kanaat 26. sade 27. tüysüz 28. üryan 29. yapraksız

argo

01. sivil

bitkibilim

01. yapraksız

havacılık

01. yüzey katmanı veya koruması olan

hayvanbilim

01. kılsız

inşaat

01. bezemesiz 02. kaplamasız

mimarlık

01. süslemesiz

tarım

01. çıplak arazi

BARE = [beı] adjective
1 çıplak * eşanlamlı : nude, naked, unclothed * karşıtanlamlı : clothed
İngilizce örnek : It's pleasant to walk on a sandy beach with bare feet.
Türkçe çevirisi : Çıplak ayakla kumsalda yürümek hoştur.
İngilizce örnek : Some lichens grow on bare rock.
Türkçe çevirisi : Bazı likenler çıplak kayalarda büyür.
İngilizce örnek : The man smashed the window with his bare hands.
Türkçe çevirisi : Adam çıplak elleriyle pencereyi kırdı.
2 yalın * eşanlamlı : plain, simple
3 tamtakır * eşanlamlı : empty, barren
İngilizce örnek : His room is bare.
Türkçe çevirisi : Onun odası tamtakır.

ilgili sözler / related words

1: 0 ms