• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

bırakmak

Türkçe - İngilizce

sıklık sırası: 160

ana kullanım

01. leave 02. stop 03. give up 04. quit 05. drop out 06. cut something out 07. cease 08. discontinue 09. renounce 10. stop going out 11. ditch 12. let 13. allow 14. permit 15. let go 16. let somebody out 17. drop 18. set free 19. release 20. forgo 21. forsake 22. desert 23. relinquish 24. abdicate 25. bequeath 26. abandon 27. put 28. fail 29. bring 30. throw something up 31. grow 32. make something over 33. alienate 34. assign 35. bow out of 36. break oneself of a habit 37. cede 38. chuck 39. come unglued 40. concede 41. confide 42. deliver up 43. demise 44. deposit 45. desist 46. disengage 47. dismiss 48. dispense 49. dust off 50. edge out 51. entrust 52. expose 53. flee 54. flunk 55. forego 56. forswear 57. inscribe 58. jack in 59. jilt 60. kick 61. lay 62. leave alone 63. leave something up to 64. let drop 65. let go of 66. let hang down to 67. let stand 68. make repeat a grade 69. mollify 70. offload 71. park 72. pass up 73. plant 74. postpone 75. put a hold on something 76. quit doing something 77. quit hold of 78. release one's hold 79. resign 80. resign oneself 81. retrocede 82. revolt 83. revolt from 84. ring 85. set 86. settle 87. sink 88. slough 89. stick 90. stop doing 91. stop holding 92. swarm 93. take one's farewell of 94. throw up 95. tip 96. turn something over to 97. unclasp 98. uncork 99. unlearn 100. unload 101. unloose 102. unloosen 103. vacate 104. void 105. withdraw

argo

01. dab 02. kick

deyim

01. bequeath to 02. bow out 03. bring somebody 04. cede to 05. chuck up 06. cut down 07. cut it out 08. cut out 09. cut out somebody or something 10. cut somebody or something out 11. dispose of 12. drop in 13. drop off somebody or something 14. drop out of 15. drop somebody or something off 16. fall off 17. get out of 18. give over 19. give somebody or something up 20. give up somebody or something 21. give up something 22. give ways to 23. go without 24. grow out of 25. hand down 26. jack in something 27. jack something in 28. kick over 29. lay aside 30. lay down 31. lay down something 32. lay off 33. lay on 34. lay something down 35. lay upon 36. leave off 37. leave over 38. leave somebody with 39. leave something to somebody 40. leave to 41. let away 42. let off 43. let oneself go 44. let out 45. let somebody have it 46. make over 47. pack somebody or something in 48. pack up 49. part company 50. part with somebody or something 51. put away 52. put down 53. put off 54. put over 55. say the word 56. set on 57. throw in one's hand 58. throw over 59. throw somebody over 60. walk out 61. walk out on

eğitim

01. not to promote

havacılık

01. deselect 02. omit 03. refrain

hukuk

01. deliver 02. resign

iş dünyası

01. consign 02. recommend 03. surrender

konuşma dili

01. cut that out

oto

01. wrench

spor

01. dispense with

tekstil

01. allow to stand 02. let stand

turizm

01. check 02. lay

ilgili sözler / related words

-de derin izler bırakmak -de iyi bir etki bırakmak -de kötü bir etki bırakmak -den yoksun bırakmak -den yoksun bırakmak (hak) -e bırakmak -ın üzerinde iyi bir izlenim bırakmak -i bırakmak -i birinin sorumluluğuna bırakmak -i gölgede bırakmak -i yara bere içinde bırakmak -i yüzüstü bırakmak -in üzerindebk izlenim bırakmak -ye bırakmak abliyi bırakmak aciz bırakmak aç bırakmak açık bırakmak açık kapı bırakmak açık ta bırakmak açıkta bırakmak adamsız bırakmak adres bırakmak ağ bırakmak ağaca sığınmak zorunda bırakmak ağzında kötü bir tat bırakmak ağzını hayretten açık bırakmak akıntıya bırakmak alışkanlığı birden bırakmak alışkanlıkları bırakmak zordur alkolü bırakmak aniden bırakmak ansızın bırakmak (sigara/esrar/vb) ara bırakmak ara vermek için işi bırakmak arada mesafe bırakmak aralık bırakmak arasında mesafe bırakmak arkada bırakmak arkasında bırakmak arkasını bırakmak arkaya bırakmak arpayı çimlenmeye bırakmak arzusuna bırakmak asılı bırakmak asıntıya bırakmak askersiz bırakmak askıda bırakmak askıntıda bırakmak aşındırmayla çıplak bırakmak ateş sahasını serbest bırakmak ateşi kendi kendine sönmeye bırakmak ateşi sönmeye bırakmak atın başını serbest bırakmak atıp bırakmak ayakaltında bırakmak babadan oğula miras bırakmak bağımlılık yaratan maddeyi birden bırakmak bahanesiz bırakmak bakımına bırakmak bakımına bırakmak (taşıt) kalkmak baskı yapmayı bırakmak başarısız olup bırakmak başarısızlıktan dolayı okulu bırakmak zorunda kalmak başıboş bırakmak başına bırakmak başını boş bırakmak başka bir güne bırakmak başka güne bırakmak başka zamana bırakmak başkanlığı bırakmak başkasına bırakmak beklemede bırakmak bekletme için bırakmak belirsizlik içinde bırakmak beş parasız bırakmak bırakmak (bir konuyu) bırakmak (düşünce) bırakmak (fare) bırakmak (içki/sigara) bırakmak (işini) bırakmak (özgür) bırakmak (savaşı) bırakmak (sıkılan eli vb) bırakmak (sıkılan eli) bırakmak (sınavda) bırakmak (sınıfta) bırakmak (tortu) bırakmak (vestiyere vb'ne) bıyık bırakmak bir dostu kara gününde yüzüstü bırakmak bir haber bırakmak bir işi bırakmak bir işi birisine bırakmak bir işi bitiremeden yarıda bırakmak bir kenara bırakmak bir sorunu askıda bırakmak bir sorunu karar vermeden bırakmak bir sorunu olduğu gibi bırakmak bir şart gerçekleşene kadar üçüncü kişiye bırakmak bir şeyi bırakmak bir şeyi bir kenara bırakmak bir şeyi birinin kontrolüne bırakmak bir şeyi birisine bırakmak bir şeyi gidişatına bırakmak bir şeyi gölgede bırakmak bir şeyi ilgilenilmesi için bir yere bırakmak bir şeyi kendi haline bırakmak bir şeyi ya da birini gölgede bırakmak bir şeyi yarıda bırakmak bir şeyle birinde etki bırakmak bir tarafa bırakmak bir yana bırakmak bir yere bırakmak (birini) birden bırakmak birinde kötü izlenim bırakmak birinde yanlış intiba bırakmak birine bırakmak birine not bırakmak birini -mek zorunda bırakmak birini açıkta bırakmak birini bir şeyden yoksun bırakmak birini gölgede bırakmak birini hareketlerinde serbest bırakmak birini hesap vermek zorunda bırakmak birini ile karşı karşıya bırakmak birini kendi başına bırakmak birini kendi haline bırakmak birini kimsesiz ve çaresiz bırakmak birini merak içinde bırakmak birini merakta bırakmak birini mirastan yoksun bırakmak birini otomobile bindirip uygun bir yerde öldürüp bırakmak birini ölü diye bırakmak birini rahat bırakmak birini serbest bırakmak birini yalnız bırakmak birini yarış dışı bırakmak birini yüzüstü bırakmak birini zor duruma sokmak veya zor durumda bırakmak birinin kararma bırakmak birinin sorumluluğuna bırakmak birisi için mesaj bırakmak birisine bırakmak birisini niyetini açıklamak zorunda bırakmak birisini serbest bırakmak bizi içeri bırakmak istemedi bodur bırakmak boğazında bırakmak bomba bırakmak bomboş bırakmak boş bırakmak boş top-boş bırakmak boşluk bırakmak boynuzsuz bırakmak bugünkü işini yarına bırakmak cevapsız bırakmak ciddiliği bırakmak ciddiyeti bırakmak çalışmayı bırakmak çaresiz bırakmak çaresiz ve kaçış umutsuz bırakmak çayı demlenmesi için bırakmak çekinmeyi bırakmak çelenk bırakmak çevresinde olumlu etki bırakmak çevresinde olumsuz etki bırakmak çıplak bırakmak çimlenmeye bırakmak çizgi bırakmak çocukları okula bırakmak çok az zaman bırakmak çok iyi etki bırakmak çopur bırakmak çopur bırakmak (çiçek hastalığı) çözümsüz bırakmak dağınık bırakmak dalgalanmaya bırakmak damızlıkdışı bırakmak darda bırakmak dayanaksız bırakmak dehşet içinde bırakmak demir bırakmak depozito bırakmak derin etki bırakmak derin iz bırakmak derin izler bırakmak devre dışı bırakmak devre dışı bırakmak ister misiniz? dışarda bırakmak dışarı bırakmak dışarıa bırakmak dışarıda bırakmak dışarıya bırakmak dışı bırakmak dışında bırakmak diğer gemiyi geride bırakmak dikiş gibi iz bırakmak dizginleri bırakmak don gömlek bırakmak dört duvar bırakmak dört ucunu bırakmak dudak payı bırakmak dul bırakmak duyguları serbest bırakmak e! frenini bırakmak eksik bırakmak elden bırakmak elden ele bırakmak elinden bırakmak emanet bırakmak emanete bırakmak emaneten bırakmak en hayati şeylerinden yoksun bırakmak ertesi güne bırakmak eski alışkanlıkları bırakmak zordur eti veya balığı yumuşatmak için zeytinyağlı salamurada bırakmak etki altında bırakmak etki bırakmak etkisi altında bırakmak etkisinde bırakmak etkisiz bırakmak evine bırakmak evsiz barksız bırakmak fidye alarak serbest bırakmak fidye karşılığı bırakmak fidyeyi alarak serbest bırakmak fikir ayrılığını bir kenara bırakmak finansal aracı bilanço dışında bırakmak freni bırakmak futbolu bırakmak garajda bırakmak gebe bırakmak genel afla serbest bırakmak gerekli bilgileri vermeyip birini neler olacağı konusunda kararsız bırakmak geri bırakmak geride bırakmak geriye bırakmak gevşek bırakmak girişi kilitleyip dışarda bırakmak gitmek zorunda bırakmak giysilerini ve cüzdanını bırakmak gölgede bırakmak gölgede bırakmak (birin) görevde bırakmak gururu bir kenara bırakmak gururu bir tarafa bırakmak gururu bir yana bırakmak gururunu bir yana bırakmak güç durumda bırakmak güç zamanda bırakmak güçsüz bırakmak güdük bırakmak güneş ışığında bırakmak güneş ışınlarına maruz bırakmak güneşe maruz bırakmak güneşte bırakmak gürültüyle yere bırakmak haber bırakmak hakeme bırakmak halkından yoksun bırakmak halsiz bırakmak halsiz bırakmak (birini) hamile bırakmak hapçılığı bırakmak hareketsiz bırakmak hariç bırakmak hata payı bırakmak hattı açık bırakmak hava etkisine maruz bırakmak hayatın akışına bırakmak hayran bırakmak hayretler içinde bırakmak hayrette bırakmak her şşyi olduğu gibi bırakmak heyecanda bırakmak hizmet dışı bırakmak huşu içinde bırakmak hükümsüz bırakmak ıssız adada bırakmak ıssız adaya çıkarıp orada bırakmak ıssız bir adaya bırakmak içeri bırakmak içeriye bırakmak içki içmede birini çok geride bırakmak içkiyi bırakmak ihtiyat payı bırakmak ihtiyatı elden bırakmak ikinci planda bırakmak ikmale bırakmak ile karşı karşıya bırakmak iletişimsiz bırakmak inatı bırakmak intiba bırakmak ipin ucunu bırakmak ipotekli malı yeniden satın alma hakkından yoksun bırakmak istihsali bırakmak iş bırakmak işaret bırakmak işi bırakmak işi geçici olarak bırakmak işi kendi haline bırakmak işi oluruna bırakmak işi şansa bırakmak işi tadında bırakmak işin peşini bırakmak işini bırakmak işlem dışı bırakmak işlemleri kayıt dışı bırakmak işleri birisine bırakmak işleri kendi haline bırakmak işleri oluruna bırakmak işlerin yakasını bırakmak işsiz bırakmak iyi bilişim bırakmak iyi bir etki bırakmak iyi bir etki bırakmak için elinden geleni yapmak iyi bir izlenim bırakmak iyi etki bırakmak iyi izlenim bırakmak iz bırakmak iz bırakmak (kötü olaylar vb) izinsiz bırakmak izinsiz bırakmak (öğrenciyi) izlenim bırakmak izlenimi bırakmak izlerini bırakmak jüriyi etki altında bırakmak kaderiyle baş başa bırakmak kadro dışı bırakmak kapatmak ya da dışarıda bırakmak kapıyı kilitleyip (birini) dışarıda bırakmak kâr bırakmak kararı ertesi güne bırakmak kararı sonraya bırakmak kararında bırakmak karşı karşıya bırakmak kartvizit bırakmak kavgayı bırakmak kederli bir izlenim bırakmak kefalet karşılığını ödemeye mecbur bırakmak kefaletle serbest bırakmak kenar bırakmak kenara bırakmak kenarında yer bırakmak kendi haline bırakmak kendine çok az zaman bırakmak kendine gebe bırakmak kendine minnettar bırakmak kendini -den yoksun bırakmak kendini -e bırakmak kendini -nın ellerine bırakmak kendini bırakmak kendini birinin insafına bırakmak kendini ile karşı karşıya bırakmak kendini maruz bırakmak kendini olayların gidişine bırakmak kendini rahat bırakmak kendini tehlikeye maruz bırakmak kesip sakat bırakmak kırışıklar bırakmak kırmızı kartla oyun dışı bırakmak kibiri bırakmak kimsesiz bırakmak koku bırakmak kolu serbest bırakmak konsinye olarak bırakmak konuyu bırakmak korunmasız bırakmak koşullu olarak serbest bırakmak kötü bir etki bırakmak kötü bir izlenim bırakmak kötü bir tesir bırakmak kötü durumda bırakmak kötü etki bırakmak kötü izlenim bırakmak kötürüm bırakmak kullanımına bırakmak (birinin) kullanmayı bırakmak kuvvetli bir atak ile rakipleri geride bırakmak küt diye bırakmak leke bırakmak lenger bırakmak maç dışı bırakmak maçı bırakmak madde bağımlığını bırakmak mahkemeyi başka güne bırakmak mahrum bırakmak mahsur bırakmak malını mülkünü kızına bırakmak malını mülkünü oğluna bırakmak malvarlığından yoksun bırakmak maruz bırakmak masrafları ödemek koşuluyla bırakmak masrafları ödeterek bırakmak mecbur bırakmak medeni haklarındah yoksun bırakmak merak içinde bırakmak merakta bırakmak mesafe bırakmak mesaj bırakmak meteliksiz bırakmak meydan bırakmak meydanda bırakmak minnettar bırakmak miras bırakmak miras olarak bırakmak mirasından yoksun bırakmak mirasla bırakmak mirastan yoksun bırakmak muallakta bırakmak mülkiyetten yoksun bırakmak münhal bırakmak müşkül durumda bırakmak nadasa bırakmak nefes nefese bırakmak not bırakmak not bırakmak ister misiniz oksijensiz bırakmak okulu bırakmak olduğu gibi bırakmak olduğuna bırakmak oluruna bırakmak ordusuz bırakmak organdan yoksun bırakmak orman yasası kapsamı dışında bırakmak ormandan yoksun bırakmak ormansız bırakmak ortada bırakmak ortalıkta bırakmak otel resepsiyonunda anahtarları bırakmak için üzerinde çengeller veya içinde küçük gözler olan duvar otomobile bindirip uygun bir yerde öldürüp bırakmak oturmak ya da yere bırakmak oyun dışı bırakmak oyun ya da yarışma dışında bırakmak oyunu bırakmak öksüz bırakmak öldü diye bırakmak önce davranıp aynı yöntemi kullanarak başkasını etkisiz bırakmak özgür bırakmak özgürlükten yoksun bırakmak pakı hareketsiz bırakmak parasız bırakmak parlak bir tesir bırakmak pat diye bırakmak pay bırakmak peşinde iz bırakmak peşini bırakmak planı bırakmak politikayı bırakmak radyasyon bırakmak rahat bırakmak rakibi piyasadan çekilmek zorunda bırakmak (rekabet yaparak) rehin bırakmak rehine bırakmak resmiyeti bırakmak saf dışı bırakmak sağ bırakmak sakal bırakmak sakat bırakmak sallantıda bırakmak sandalyeyi bırakmak savaş dışı bırakmak seçeneklerini açık bırakmak seçim dışı bırakmak serbest bırakmak serbest bırakmak (duyguları) serbest bırakmak (düşlerini) serbest bırakmak (işten/cezadan) sınıfta bırakmak sigarayı bırakmak sigarayi bırakmak silahları bırakmak silahları geçici olarak bırakmak silahlarını bırakmak silahsız bırakmak siyaseti bırakmak soluk soluğa bırakmak soluksuz bırakmak son anda bırakmak sonraya bırakmak sorumluluğuna bırakmak sorumluluk altında bırakmak sönük bırakmak söylediğini yapmak zorunda bırakmak (kendini) sözü bırakmak su altında bırakmak suçu ispat edilene kadar serbest bırakmak suda bırakmak sular altında bırakmak susuz bırakmak suyun altında bırakmak sürüklenmeye bırakmak sürükleyip bırakmak sürüncemede bırakmak sütüne bırakmak şansa bırakmak şeref sözü üzerine serbest bırakmak şeref sözü üzerine serbest bırakmak (bir mahpusu) şimdi bırakmak

1: 1 ms