• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

büyümek

Türkçe - İngilizce

eylem / verb

eylem / verb

BÜYÜMEK = (büyümek nedir; büyümek ne demek; büyümek İngilizcesi) 1. Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde, boyutlar artmak, irileşmek, eskisinden büyük duruma gelmek: «Büyür güzellikleri, vücutları, kısmetleri çocuklar uyurken.» -F. H. Dağlarca. 2. Yetişmek: «İhtiyar Süleyman Çavuş'un ellerinde büyüdüm.» -A. Gündüz. 3. Yaşı artmak, yaşlanmak: «Fakat büyüdükçe o kadar sevdiği bu oyunlara veda etmek lazım gelecekti.» -Ö. Seyfettin. 4. Artmak, güçlenmek, şiddeti artmak: «İkinci de okuduktan sonra kavga büyüdü.» -M. Ş. Esendal. 5. Sayıca artmak. 6. Genişlemek: «Barbarosların ülkesi büyüdükçe büyüyordu.» -F. F. Tülbentçi. 7. Önem ve değer kazanmak: «Türklük ülküsünün biraz daha köklendiğini, büyüdüğünü, yeşerdiğini duyarız.» -O. S. Orhon.

ilgili sözler / related words

1: 0 ms