• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

avukat

Türkçe - İngilizce

iş dünyası

kısaltma / abbreviation – law

AVUKAT = (avukat nedir; avukat ne demek; avukat İngilizcesi) Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse.

AVUKAT = (avukat nedir; avukat ne demek; avukat İngilizcesi) Kazançları vergiye tabi serbest çalışanlardır.

AVUKAT = (avukat nedir; avukat ne demek; avukat İngilizcesi) Temsil ettiği kişiye ilişkin yasal ve türesel işlemlerde, onlar adına yapılabilecek her tür davranışı üzerine alan kişi.

AVUKAT = (avukat nedir; avukat ne demek; avukat İngilizcesi) 1. huk. Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse: «Hem benim avukat veya yargıç olmak isteyip istemediğimi de hesaba kattıkları yoktu.» - N. Cumalı. 2. mec. Gerekmediği hâlde başkasını savunan, onun adına konuşan kimse: «O mirasın ağırlığı altında ezilip susacaklarına, bir de ülkemizde insan haklarının avukatı kesilmiyorlar mı cin ifrit oluyorum.» - İlhan.

avukat = aklamacı [eski terim - öz Türkçe]

avukat = aklayıcı [eski terim - öz Türkçe]

avukat = savunman [eski terim - öz Türkçe]

avukat = vekil [Türkçe - Osmanlıca]

ilgili sözler / related words

adli yardımdan atanan avukat ağzı iyi laf yapan avukat aşağı dereceli avukat aşağı sınıf avukat aşağılık küçük avukat avukat (dava dosyasını hazırlayan avukat) avukat bürosu avukat ile ilgili avukat kürsüsü avukat masrafları avukat olarak çalışmak avukat olmak avukat olmak için hukuk eğitimi görmek avukat olmaya uygundu avukat stajeri olarak çalışmak avukat stajyeri avukat talep etme hakkı avukat tezkeresi avukat tutan kimse avukat tutarken yapılan anlaşma avukat tutma avukat tutmak avukat ücreti avukat ve müvekkil avukat ya da papaz cübbesi avukat yanında stajyer avukat yanında yapılan staj avukat yardımcısı avukat yardımı avukat yazıhanesi baroca atanan avukat baroya kayıtlı avukat danışman avukat danışman avukat (ingiltere ve gallerde) dava vekili sıfatiyle hareket eden avukat davalara girebilen avukat davaya çıkmayan avukat devletçe re'sen atanan avukat doğru ve kanuni avukat duruşmada tanığın savunan avukat tarafından sorguya çekilmesi düzenbaz avukat düzenbaz avukat ya da adam en yüksek mahkeme tarafından muayyen işlere bakmak üzere görevlendirilebilen müşavir avukat veya dava vekili geleceği parlak bir avukat genç avukat henüz king's counsel ünvanını haiz olmıyan genç avukat ingiliz avukat loncalarından biri ingiltere'de avukat loncalarıdırlar ki aynı zamanda hukuk mektebi mahiyetindedirler kıdemli avukat kötü şöhretli avukat madrabaz avukat mahkeme huzuruna çıkmayan avukat mahkeme huzuruna çıkmıyan avukat mahkemeye çıkan avukat mesleğinde ilerleyen avukat mesleğinde yükselen avukat müdafi avukat müdafi avukat bulunmaksızın cereyan eden duruşma müdahil avukat müşavir avukat müşterek avukat müşteri toplayan yetenekli yönetici veya avukat müvekkil ile avukat arasında yapılan mülâkat ve muhaberat nöbetçi avukat nöbetçi avukat hizmeti o bir avukat olacak özel avukat özellikle avukat parası devletçe ödenen avukat sanığın kendisine avukat tayinini mahkemeden isteme hakkı serbest avukat stajer avukat stajyer avukat tam yetkili avukat tuttuğunu koparan avukat ücretsiz avukat sağlama yardımcı avukat yetenekli bir yönetici veya avukat olarak müşteri toplama

1: 0 ms