• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

alay

Türkçe - İngilizce

argo

alay = garnizon [öz Türkçe - eski terim]

alay = istihza [öz Türkçe - eski terim]

alay = kafile [öz Türkçe - eski terim]

alay = kortej [öz Türkçe - eski terim]

ALAY = (alay nedir; alay ne demek; alay İngilizcesi) 1. Arka. 2. Kına gecesinde ve duvak gününde kadınların oturdukları yüksekçe yer. 3. Düğünden sonra, gelinle beraber giden kız tarafına ait kadın ve kızlar. 4. Gelini almaya giden topluluk. 5. Hep, bütün: Onların alayını tanırını. 6. Halay.

ALAY = (alay nedir; alay ne demek; alay İngilizcesi) a. 1. Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk: Düğün alayı. Fener alayı. 2. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. 3. ask. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu: Topçu alayı.

ALAY = (alay nedir; alay ne demek; alay İngilizcesi) a. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma.

ALAY = (alay nedir; alay ne demek; alay İngilizcesi) Acı, keder ünlemi.

alay = istihzâ [Türkçe - Osmanlıca]

alay = mevkib [Türkçe - Osmanlıca]

ilgili sözler / related words

-i alay konusu yapmak -in taklidini yaparak alay etmek acı alay alay ağırlığı alay alay alay beyi alay bozan alay bozan tüfeği alay çıkarma timi alay eden alay edercesine alay ederek alay ederek kızdırmak alay edici alay edilecek şey alay edilecek türden alay edilme fobisi alay edilme ürküsü alay eğitim ve harekat subayı alay emir subayı alay emri alay etme alay etmek alay etmek alaya almak alay etmeye yönelik alay fobisi alay geçmek alay gibi gelmek alay halinde söylenen alay halinde yapılan alay halinde yürümek alay haline getirmek alay ifadesi alay ihtiyat hattı alay ihtiyat mevzii alay ikmal subayı alay ile ilgili alay ile yürümek alay istihbarat subayı alay karargâh kurmayı alay karargâhı alay kelebekleri alay kıyıbaşı alay komutanı alay komutanlığı alay konusu alay konusu kimse alay konusu kimse/şey alay konusu olan alay konusu olan kimse alay konusu olan kimse ya da şey alay konusu olan şey alay konusu olma alay konusu olmak alay konusu tip alay konusu yapmak alay malay alay merkez kısım âmiri alay merkez kısmı amiri alay mevzuu alay muharebe grubu alay muharebe timi alay niteliğinde alay oluşturmak alay posta eri alay postacısı alay sancağı alay sancakları alay sancakları ile donatılmış alay sancakları savlosu alay sesleri alay subayı alay ürküsü alay vb için birini seçmek alay vs ye hedef olan kişi alay ya da gruplar oluşturmak alay yollu alay yollu söylenir her şey harika alay yürüyüş kolu altı alay üstü kalay altı alay üstü kalay olmak bağımsız alay benimle alay etmeyi bırak benimle alay mı ediyorsun benimle alay mı ediyorsunuz bir alay bir hayli alay konusu birinin alay konusu olmak biriyle alay etmek dokunaklı alay düşünülenin tersi söylenerek yapılan alay eğlence ve alay konusu fırtına sesini andıran ve alay ya da beğenmeme ifade eden ses genel alay konusu gizli alay hafif alay il jandarma alay komutanı ile alay etmek ile alay geçmek ince alay kendini alay konusu yapmak kendisiyle alay edeni gülünç duruma düşürmek kendisiyle alay ettirmek köseyle alay edenin top sakalı kara gerek küstahça alay etme lakap takarak alay etmek mızraklı alay o kendisiyle alay edilecek adam değildir seçkin alay sekiz yüz askerden oluşan bir alay sürekli alay konusu şatafatlı alay taklit ederek alay almak taklit ederek alay eden taklit ederek alay etmek yüz işaretleriyle alay etmek

1: 0 ms