• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

agree

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 1973

ana kullanım

01. anlaşmak 02. mutabık kalmak 03. aynı fikirde olmak 04. razı olmak 05. uymak 06. bağdaşmak 07. anlaşma sağlamak 08. aynı görüşte olmak 09. birleşmek 10. hemfikir olmak 11. ittifak etmek 12. iyi geçinmek 13. mutabık olmak 14. muvafakat etmek 15. sağlığa uygun olmak 16. tutmak 17. yanaşmak 18. ahdetmek 19. aynı düşünceyi paylaşmak 20. bağıtlaşmak 21. eyvallah demek 22. he demek 23. kabul etmek 24. kararlaştırmak 25. katılmak 26. mutabakat sağlamak 27. razı gelmek 28. tetabuk etmek 29. uyuşmak 30. uzlaşmak 31. yaramak

bilişim

01. katılıyorum 02. taraftar

hukuk

01. mutabakata varmak 02. sözleşme yapmak

ticaret

01. onaylamak 02. uygun bulmak

AGREE = [ı'gri: ] verb
1 aynı fikirde olmak, katılmak * eşanlamlı : concur, harmonize, unite * karşıtanlamlı : differ, disagree
İngilizce örnek : I agree with you about that film.
Türkçe çevirisi : O filmle ilgili olarak seninle hemfikirim.
İngilizce örnek : He thinks his wife is clever but I don't agree with him.
Türkçe çevirisi : Karısının akıllı olduğunu sanıyor ama ben onunla aynı fikirde değilim.
2 kabul etmek, razı olmak * eşanlamlı : consent, assent, concede * karşıtanlamlı : refuse
İngilizce örnek : They agreed to come with us.
Türkçe çevirisi : Bizimle gelmeyi kabul ettiler.
İngilizce örnek : I agree to your proposal.
Türkçe çevirisi : Önerini kabul ediyorum.
İngilizce örnek : My father will not agree to our being married so soon.
Türkçe çevirisi : Babam yakında evlenmemize razı olmaz.
3 uyuşmak; anlaşmak
İngilizce örnek : The experimental results agree with the theoretical calculations.
Türkçe çevirisi : Deney sonuçları kuramsal hesaplarla uyuşuyor.
4 yaramak, iyi gelmek
İngilizce örnek : Spicy food doesn't agree with me.
Türkçe çevirisi : Baharatlı yemek bana yaramıyor.
İngilizce örnek : That food did not agree with him; he felt ill.
Türkçe çevirisi : Bu yemek ona iyi gelmedi, hastalandı.
* agreed! = tamam!

ilgili sözler / related words

1: 0 ms