• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

açıklamak

Türkçe - İngilizce

ana kullanım

eylem / verb

açıklamak = afişe etmek [öz Türkçe - eski terim]

açıklamak = afişe [öz Türkçe - eski terim]

açıklamak = beyan etmek [öz Türkçe - eski terim]

açıklamak = deklare etmek [öz Türkçe - eski terim]

açıklamak = faş etmek [öz Türkçe - eski terim]

açıklamak = izah etmek [öz Türkçe - eski terim]

açıklamak = tefsir etmek [öz Türkçe - eski terim]

AÇIKLAMAK = (açıklamak nedir; açıklamak ne demek; açıklamak İngilizcesi) 1. Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek, afişe etmek. 2. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek: «Ben siyasal tavrımı ağlayarak açıkladım.» -A. Kutlu. 3. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak. 4. Açıkça söylemek, ifşa etmek: «Kenan Bey bunun kuru bir inanç olmadığını da ilk defa açıkladı.» -T. Buğra. 5. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek.

AÇIKLAMAK = (açıklamak nedir; açıklamak ne demek; açıklamak İngilizcesi) Meydana çıkarmak, açık hale getirmek.

açıklamak = beyân etmek [Türkçe - Osmanlıca]

açıklamak = îzâh etmek [Türkçe - Osmanlıca]

açıklamak = rûşen kılmak [Türkçe - Osmanlıca]

açıklamak = tavzîh etmek [Türkçe - Osmanlıca]

ilgili sözler / related words

açıklamak (haber, duyuru) açıklamak (özellikle sır) adaylığını açıklamak amacını net olarak açıklamak anlamını açıklamak araştırma sonuçlarını açıklamak ayrıntılarıyla açıklamak ayrıntılı açıklamak ayrıntılı bir biçimde açıklamak ayrıntılı olarak açıklamak azar azar açıklamak başka sözcüklerle açıklamak beklenmedik bir şekilde açıklamak bilgileri halka açıklamak bir sırrı açıklamak bir şeyi açıklamak bir şeyi ayrıntılarıyla açıklamak birisini niyetini açıklamak zorunda bırakmak bütün bildiklerini açıklamak çinsel yönelimini açıklamak çizerek açıklamak deli olduğunu resmen açıklamak din veya inanç açıklamak dipnotlarla açıklamak doğrusunu açıklamak düşüncelerini kamuoyuna açıklamak düşüncesini açıklamak fikrini açıklamak gecikmenin sebebini açıklamak geniş olarak açıklamak gizli bir bilgiyi açıklamak görüşlerini açıklamak görüşünü açıklamak her şeyi açıklamak ilk olarak açıklamak (kötü bir haberi) kabaca açıklamak kamuoyuna açıklamak kamuya açıklamak kâr açıklamak karşı olduğunu açıklamak kendinden açıklamak kısa ve öz biçimde açıklamak kısaca açıklamak kimliğini açıklamak maksadını açıklamak mantığa göre açıklamak matematiksel ilişkileri açıklamak minnettarlığını açıklamak nedenini açıklamak notlarla açıklamak opsiyonun kabul edilip edilmeyeceğini açıklamak önceden açıklamak örneklerle açıklamak resim ve örneklerle açıklamak resmen açıklamak resmi olarak açıklamak samimi olarak açıklamak seçim sonuçlarını resmen açıklamak sırrı açıklamak sırrını açıklamak şekil ile açıklamak şüphe götürmeyecek şekilde açıklamak yanlış açıklamak yetki ile görüşünü açıklamak

1: 0 ms