• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

çok

Türkçe - İngilizce

sıklık sırası: 10

ana kullanım

01. many 02. much 03. very 04. so 05. a lot (of) 06. lots (of) 07. plenty (of) 08. a deal (of) 09. a great deal (of) 10. too 11. extremely 12. awfully 13. dreadfully 14. abundant 15. a good deal of 16. a great number of 17. a heap of 18. a lot 19. a whale of a lot 20. a whale of 21. a whole lot of 22. abounding 23. acres and acres 24. affluent 25. ample 26. any number of 27. badly 28. bally 29. beastly 30. big 31. black 32. bloody 33. blooming 34. bounteous 35. bountiful 36. confoundedly 37. considerable 38. copious 39. countless 40. damned 41. darned 42. dead 43. deadly 44. dearly 45. deeply 46. desperate 47. deuced 48. distinctly 49. eminently 50. enormously 51. exceedingly 52. extensively 53. extra 54. extraordinarily 55. extreme 56. exuberant 57. fair 58. fantastically 59. far 60. fearfully 61. frightfully 62. full many a 63. galore 64. good 65. goodly 66. great 67. greatly 68. handsome 69. hard 70. heap 71. heaps 72. heartily 73. hearty 74. heavily 75. heavy 76. hell of 77. hell 78. helluva 79. high 80. highly 81. hugely 82. immensely 83. infinitely 84. innumerable 85. jolly 86. just 87. keen 88. large 89. largely 90. lavish 91. like hell 92. loads of 93. long 94. lot 95. lots of 96. luxuriant 97. madly 98. manifold 99. many a 100. materially 101. mightily 102. mighty 103. molto 104. more 105. most 106. multi 107. multiple 108. multitudinous 109. myriad 110. not a little 111. numbers of 112. numerous 113. often 114. only too 115. over 116. pink 117. piping 118. plenteous 119. plentiful 120. plentifut 121. plenty 122. positively 123. power 124. precious 125. pretty 126. prodigal 127. profoundly 128. profuse 129. profusely 130. rank 131. rattling 132. real 133. remarkably 134. revoltingly 135. rich 136. richly 137. right 138. roaring 139. sadly 140. shocking 141. simply 142. soaking 143. some few 144. some little 145. some 146. sorely 147. spanking 148. stinking 149. strongly 150. substantially 151. such 152. supremely 153. terribly 154. terrifically 155. thundering 156. tidy 157. too many 158. too much 159. tremendously 160. umpteen 161. umpteenth 162. umptieth 163. uncommonly 164. unconscionable 165. unduly 166. unsparing 167. unusually 168. vast 169. vastly 170. very much 171. vitally 172. well 173. whacking 174. whaling 175. whopping 176. widely 177. wildly 178. world

argo

01. drop-dead 02. old

deyim

01. a devil of a 02. a good deal 03. a great deal 04. a hatful of 05. a lot of 06. all that 07. by far 08. ever so 09. far and away 10. full up 11. heaps of 12. in plenty 13. in the extreme 14. like anything 15. no end of something 16. no end of 17. no end 18. not half 19. nothing if not 20. oceans of 21. plenty of 22. thick on the ground 23. to death 24. up to the eyes in 25. well and truly

fizik

01. poly-

havacılık

01. several

hekimlik

01. poli

ibare

01. a great many 02. a raft of

inşaat

01. numerous

iş dünyası

01. considerably

konuşma dili

01. hugely 02. like billy-o 03. like billy-oh 04. like billyo 05. like billyoh

kötüleyici

01. excess

önek

01. poly

şiirsel

01. plenteous

tarım

01. poly

yeme içme

01. a lot

ilgili sözler / related words

-de çok bilgi sahibi olmak -de çok iyi olmak -de çok kuvvetli -de çok önem taşımak -de çok usta olmak -den bu yana çok şey değişti -den çok -den çok az farkı olan -den çok daha büyük -den çok daha fazlasını gerektirir -den çok daha iyi -den çok daha iyi olmak -den çok dayanmak -den çok değişik başka -den çok etkilenmek -den çok farklı -den çok farklı olmak -den çok farklı olmayan -den çok iyi anlamak -den çok korkmak -den çok müşteri çekmek -den çok müşterisi olmak -den çok öte -den çok sonra -den çok uzak -den çok uzakta -den çok üstün olmak -den çok zevk almak -den çok ztevk almak -den daha çok -den daha çok değil -den geriye çok az iz kalmıştır -den geriye çok az iz ulaşmıştırr -den geriye çok az kalıntı kalmıştır -den geriye çok az kalıntı ulaşmıştırr -e çok arzu duymak -e çok bağlı -e çok değer vermek -e çok düşkün olmak -e çok emek harcamak -e çok ihtiyacı olmak -e çok inanmak -e çok itimat etmek -e çok kötü davranmak -e çok muhtaç olmak -e çok önem vermek -e çok özenmek -e çok pahalıya patlamak -e çok sıkı çalışmak -e çok şaşırdım -e çok tesir etmek -e çok uzaktır -e çok üzülmek -e çok yakın -e çok yakındır -e çok yaklaşmak -e çok zarar vermek -ı çok istemek -i çok arzu etmek -i çok duygulandırmak -i çok etkilemek -i çok istemek -i çok iyi bilen -i çok iyi bilmek -i çok iyi düşünmek -i çok özlemek -i çok sevmek -in çok hoşuna gitmek -mek çok zaman alabilir -mek çok zamanımı aldı -mek için çok zahmete girmek -meni çok istiyor -menizi çok istiyor -mesi çok muhtemel olmak -meyi çok arzu ediyorum -meyi çok arzu etmek -meyi çok istemek -ye çok acımış -ye çok bağlı olmak -ye çok cesaret ister -ye çok önem vermek -ye çok yakın 250'den çok acı çeken, çok yaşlı bir atı öldürmek action çok basamaklı eylem açık havada çok sayıda insana yeme içme hizmeti sağlama ad çok uzun aday sayısının çok olduğu seçim ahlak konusunda çok katı davranan ahlak konusunda çok katı davranarak ahlak konusunda çok katı davranma akıcılığı çok az akıl veren çok olur, başka şeye gelince yok olur akkan hücre sayısının çok artması akla çok yatkın akrobatların taktıkları çok uzun ayaklar alçakgönüllülüğü çok sahte aleyhte konuşulmasına rağmen çok para kazanmak alıcıların satıcılardan çok olması alıcının çok alıcının çok satıcının az olması alıcısı çok alıcısı çok satıcısı az piyasa alınan vergilerin çok az olduğu ülke alkolü çok allah'a şükür çok şükür almancayı çok az konuşur./sadece çok az almanca konuşur altın çok pahalıya satın alınabilir altından kalkamayacak kadar çok iş üstlenmek amacı çok aşmak amerikan bağımsızlık savaşında çok popüler olan ve bir tür ulusal marş sayılan şarkı ana para ve faiz ödemeleri ikiden çok kişi tarafından garanti edilen tahvil aniden çok korktu anlaması çok güç olmak anlaşılması çok güç olmak anlaşılması veya çözümlenmesi çok zor olmak annem babam bana çok şey ifade eder antika ve çok değerli aptalca ve çok konuşmak araba devrildikten sonra yol gösteren çok olur araba devrilince yol gösteren çok olur araba devrilince/ kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur arabanız çok gürültü yapıyor arabanızda çok fazla kişi var arasında çok tutulmak arka arkaya birbirine çok yakın (taşıtlar) arkada çok yer var arkadaşlarım bana çok şey ifade eder artık çok geç artık çok geç olduğuna göre artist çok iyi sanatkâr arz edilen miktardan çok alıcısı olan arzu edildiği kadar çok ve sık arzu edilenden çok uzak asal çok terimli aslına çok benzeyen aşırı çok aşırı çok bulunmak aşırı derecede çok at kaçtıktan sonra ahırın kapısını kapamak için çok geçtir ateşe çok fazla demir koyma atın beklenenden çok daha yavaş koşması atlardan çok iyi anlar atölyem çok tozlu ve gürültülü attığı adıma çok dikkat etmek avı çok olan yer ayin ve törenleri çok önemseme ayinlere çok önem veren kimse aynı anda birden çok sinyal göndermek aynı derecede çok aynı gezi programında kullanılan iki veya daha çok bilet aynı kişinin aynı anda birden çok makam veya görev alamaması aynı meme üzerinde normalden çok sayıda meme başı bulunması aynı suç yüzünden birden çok ceza verilemez ayrık çok bağlantılı devre ayrık çok tonlu ayrılmış çok düşük gerilim sistemi az bilgi ve deneyimi olan kişiler bilgili ve deneyimlilerden daha çok tehlikeye atılırlar az bulunduğu için çok değerli şey az çabayla çok şey üretme yasası az çok az çok dememek az çok gerçek az çok sonuç elde etme az çok yakın bir gelecekte az el aş kotarır, çok el iş kotarır az eli aşta gör çok eli işte gör az eli aşta gör, çok eli işte gör az konuşan çok bilir az ömürlü çok yıllık bitki az para verip çok çalıştıran işyeri az para verip çok çalıştırma az para verip çok çalıştırma sistemi az paraya çok çalıştıran işveren az parayla çok çalıştırma az söyle çok dinle az söyle, çok dinle az söylemek çok söylemekten hayırlıdır az söyleyen çok rahat eder az sözle çok şey anlatan az tamah çok ziyan getirir az yiyen az uyur çok yiyen çok uyur az yiyen her gün yer, çok yiyen bir gün yer az zaman kaldığı için çok hızlı çalışmak az zamanda çok senet satarak fiyatları düşürmek aza tamah çok ziyan getirir babana ne kadar da çok benziyorsun babasına çok benzemek bacakları çok tüylü tavuk bağlı olduğu örgüte çok sadık kişi baha çok bakışımsız çok işlemci kullanımı bal olan yerde sinek çok olur balığı çok balığı çok olan bana çok büyük bir bilgin imiş gibi numara yapma! bana çok dokunuyor bana çok sıkıcı geldi bana çok yabancı geliyor bana sizden çok söz etti bana sizden o kadar çok söz etti ki bana sorarsan çok cimridir basamak indisli çok modlu fiber basit çok yüzlü başarılı olma olasılığı çok yüksek başarılması çok kolay bir iş başarının ana babası çok olur- başarısızlık ise yetimdir başım çok ağrıyor başım çok dönüyor başında çok güç bir iş olmak başkasının çok çalışmasını bekleyen kişi başlangıçta beni çok fena kandırdı bazı işverenler işçilerini çok fazla çalışmaya zorluyorlar bazı protestan ilkelerine çok bağlı kimse beklediğimden çok uzak beklentinin çok üzerinde beli çok sıkı belirli bir alanda çok başarılı olmak belirli bir noktadan çok uzak belirli iki kişi veya daha çok kişiden sağ kalana bağlanan maaş belki çok acayip gelebilir ama bellek çok dolu bellekteki boş yer çok az belli iki-kavkılı canlılarda dişlerin ya çok az ya da hiç gelişmediği durum ben eşek olduktan sonra semer vuracak çok bulunur bence çok cimri beni çok heyecanlandırdı beni çok mutlu eder beni çok sarstı o beni çok şaşırttın beni çok üzüyor beni daha çok kaygılandırıyor beni davet ettiğiniz için çok naziksiniz beni en çok etkileyen benim için çok önemlisin benim zevkime göre çok büyük beş veya daha çok telli bir tür gitar better çok daha iyi biçime çok meraklı bifteğimi çok pişmiş istiyorum bil ki çok tehlikeliydi bilek hareketi ile çok kısa atılan yumruk bilgisizlik çok tehlikeli bir şeydir bilmek çok iyi bir şeydir bin dost az, bir düşman çok bir bütünün çok az bölümü bir çok bakımdan bir çok insan bir çok kez bir çok küçük senklinal ve antiklinalden oluşan senklinal bir çok sebebten dolayı bir çok yönden bir çok yüzlünün yüzü bir davada birden çok kişinin haksız olarak birlikte davacı ve birlikte dava olunan sıfatiyle bulunması bir defa yaz çok defa oku (write once read many) bir defada satılan çok sayıda değermi kâğıt bir doğumda birden çok yavru doğuran bir düşman on dostun yapacağı iyilikten daha çok zarar verir bir eserin az çok değişik biçimlisi bir gezi programında belli bir süreye mümkün mertebe çok etkinlik sokma bir hayli çok bir insanın suçlu olduğundan çok suçsuz olduğunu kabul etmek bir iş kötüye gitmeye başlayınca çok sayıda insan onu terk eder bir işe burnunu sokan çok olursa o işten hayır gelmez bir işe gereğinden çok işçi almak bir işi becermenin pek çok yolu vardır bir işi çok iyi bilmek bir kediyi öldürmek için, kremaya boğmaktan daha çok yol vardır bir kentin en çok suç işlenen bölgesi bir kere yazılır çok kez okunur (write once read many) bir kez yaz çok kez oku bir kez yaz çok kez oku (write once read many) bir kıza çok bağlanmak bir kimsenin çok beğendiği şey başkası için zehir olabilir bir kimsenin çok sık gittiği yer bir kitabı çok hızlı okumak bir konuda çok bilgisi olan bir konuyla çok ilgilenmek bir konuyu çok iyi bilmek bir koşucunun yarışta koşacağı mesafeden çok daha fazlasını koşması temeline dayanan antrenman bir köpeği öldürmek için asmaktan çok daha başka yollar vardır bir makamda çok uzun süre kalmak bir memuriyete yeni gelen kimse çok iş yapar bir noktadan çok kaynağa bir noktadan çok noktaya sayısal yttv iletimi bir olguyu iki veya daha çok hekimin tartışması bir seferde çok yavru doğuran bir sorunun üzerinde gereğinden çok durmak bir şey üzerinde çok sıkı çalışmaya başlamak bir şey yapmaya çok istekli olmak bir şey yapmayı çok istemek bir şey yapmayı çok iyi öğrenmiş bir şeyde çok iyi olmak bir şeyden çok daha iy olmak bir şeyden çok daha üstün olmak bir şeyden çok etkilenmek bir şeyden çok farklı bir şeyden çok kısa zamanda haberdar olmak bir şeyden ötürü çok üzülmek bir şeye çok fazla çalışmak bir şeye çok gereksinimi olan kimse bir şeye çok istekli olmak bir şeye çok önem vermek bir şeye çok tutkusu olmak bir şeyi birine çok istekli biçimde vermek bir şeyi çok abartmak bir şeyi çok çabuk bitirmek zorunda olmak bir şeyi çok çabuk duymak ve öğrenmek bir şeyi çok güç bulmak bir şeyi çok güzel ifade etmek bir şeyi çok istemek bir şeyi çok iyi bir şeyi çok iyi anlamak bir şeyi çok iyi bilen adam bir şeyi çok iyi bilmek bir şeyi çok iyi yapmak bir şeyi çok kimse ister ama az kişi elde eder bir şeyi çok önemli veya gerekli görmek bir şeyi çok yapmak bir şeyi tavada çok az yağ ile yumuşayana kadar kendi suyuyla pişirmek bir şeyi yapmak için çok büyümek bir şeyi yapmak için çok çaba harcamak bir şeyi yapmayı çok sevmek bir şeyle çok meşgul olmak bir şeyle çok yakından ilişkili bir tür çok acı hindistan çeşnisi bir uçağın belirli bir sefer için birden çok gezi şirketi tarafından tutulması bir ürünü ortalamanın çok altında kullanan tüketici bir veya birden çok bir veya birden çok harf veya rakamla verilen bilet kodu bir veya birden çok sabit karakter tarafından oynanan komedi unsuru ağırlıklı dramatik dizi bir ya da birden çok ulusun siyasal olanakları ile sınırlanmamış olan bir yada daha çok traileri çeken ağır yük taşıtı bir yerin üzerine çok yakın uçmak bir yolun en çok trafik kazası olan yeri bir ziyarette çok oturan bira gibi alkol derecesi az olan ve çok miktarlarda içilen içki biraz kızarmış et alın- çok lezzetli birbirimizi çok benziyoruz birbirimizi çok uzun zamandır tanımıyoruz birbirinden çok farklı birbirine çok bağlı topluluk birbirine çok yakın birbirleriyle çok sıkıfıkılar birçok az çok yapar birden çok birden çok alacaklısı olan ipotek birden çok ana bilgisayara bağlı birden çok ana makine birden çok bağlantı birden çok bağlantıya izin ver birden çok besleyicili birden çok bit ecc birden çok bit hatası birden çok borçlardan dolayı mesul olan borçlunun tediye ettiği paranın bu borçlardan birine veya bazılarına tahsisi birden çok buzağı emziren inek birden çok çocuk için ek ücret alırım birden çok değer birden çok değer içeren liste birden çok değerli birden çok değerli metalden yapılmış madeni para sistemi birden çok dil birden çok doğum yapmak birden çok doğum yapmış kadın birden çok embriyo içeren tohum birden çok fiyat birden çok gebelik birden çok harita kullanılabilir birden çok hat birden çok iddia hakkındaki itiraz birden çok iddiaya itiraz birden çok kasın iltihabı birden çok kimsenin iştirak halinde haiz olduğu faydalanma hakkı birden çok kişinin sorumluluğu birden çok kişinin sorumluluğu–türkiye birden çok konu başlığı birden çok kopyalı birden çok kullanıcı birden çok meme başı olması birden çok nokta birden çok nozulla regüle edilen türbin birden çok ortam birden çok oturaklı taşıt birden çok özellik kullanılabilir birden çok satır birden çok sayfa birden çok sinirin enflamasyonu birden çok spor dalında kullanım için iç mekan yüzeyleri birden çok spot birden çok şirketi kontrolü altında tutan şirket birden çok tarih birden çok tür birden çok üyeden ibaret hükmi şahıs birden çok üyesi olan tüzelkişi birden çok yavru doğurmak birden çok yayın birden fazla havayolunun ikili y a da çok taraflı anlaşarak birbirlerinin seferlerine bilet satmaları için yapılan anlaşma birden zengin eden çok karlı bir şey bire çok birinden çok daha üstün olmak birinden çok hoşlanmak birinden daha çok içki içebilmek birine bir şeyi çok görmek birine çok değer vermek birine çok güvenmek birine çok iyi gelmek birine çok saygı göstermek birine çok yaklaşmak birine karşı çok hassas davranmak birine sorunları çok iş vermek birine veya bir şeye çok güvenmek birini çok çetin bir denemeden geçirmek birini çok dikkatli izlemek birini çok duygulandırmak birini çok düşünmek birini çok güzel ağırlamak birini çok iyi ağırlamak birini çok iyi anlamak birini çok iyi tanımak birini çok kızdırmak/sinirlendirmek birini çok mutlu etmek birini çok rahatsız etmek birini çok sarsmak birini çok sevmek birini çok sinirlendirmek birini çok sinirlendirmek veya kızdırmak birini çok şaşırtmak birini çok yakından izlemek birini çok yakından takibetmek birini çok yormak birini ile tanışmaktan çok memnun olmak birini söyletmek için kullanılan çok sert yöntem birini üzerinde çok etkili olmak birini yürüterek çok yormak birinin çok beğendiği şey başkası için zehir olabilir birinin çok ilgisini çekmek birinin çok işine yaramak birinin çok sevdiği birinin çok üstüne varmak birinin hayranı çok olmak birinin yaptığını çok beğenmek birisini çok iyi bilmek birisini çok yormak birisiyle çok az tanışma biriyle çok samimi olmak biriyle çok senli benli olmak birlikte üretilen çok sayıda ürünün fiyatlandırılması bitki ve hayvandan elde edilen çok halkalı alkol grubu bitkiye çok su vermek bizimkinden daha çok hoşlamyorum bizimkini daha çok beğeniyorum bizimle olmanızdan çok hoşlandık bluzun çok şık görünüyor bolivya çok uluslu devleti'nin başkenti borsada alıcının az satıcının çok olduğu haberi borsada çok satılan pay senetleri ihracı boş fıçı çok langırdar boş fıçı çok ses çıkarır boş fıçılar çok ses çıkarır boş fiçı çok langırdar boş vakti çok olan boyun çok uzuyor bölgesel çok taraflılık bölgesel ve çok taraflı işbirliği dairesi böyle olursa çok yazık olur böylesi çok bu akşam çok dolu bir uçağımız var bu ay âdetim çok erken geldi bu ay âdetim çok geç geldi bu bana çok zor geliyor! bu benim en çok sevdiğim kitap bu bizim en çok beğenilen modelimiz bu bölgedeki trafik çok berbat bu çok bu çok acılı bu çok ağır bu çok büyük bu çok daha iyisi! bu çok dar bu çok ekşi bu çok fazla şey beklemek demektir! bu çok geniş bu çok kesin bu çok kısa bu çok kötü bu çok küçük bu çok pahalı bu çok para bu çok pişmiş bu çok popüler bir model bu çok saçma bu çok sıcak bu çok şey istemek demektir! bu çok uzun bu da çok doğal bu da çok normal bu egzersizleri mümkün olduğunca çok yapmalısınız bu et çok sert bu et çok yağlı bu iş bana çok ağır geliyor

1: 0 ms