• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

çabuk

Türkçe - İngilizce

ilgili sözler / related words

-den çabuk etkilenen -den daha çabuk büyümek -den daha çabuk gitmek -ın yapraklarını çabuk çabuk çevirmek acele et! çabuk ol! haydi gel! acele ile çabuk iş olmaz akaçlamasız çabuk makaslama denemesi akıllıca ve çabuk yanıtlama akrilikten elde edilen ve çabuk kuruyan dokuma lifi anlamlı anlamsız çabuk çabuk konuşmak aptalla parası birbirlerinden çabuk ayrılırlar ayağına çabuk ayağını çabuk tut ayağını çabuk tutmak az iş çabuk kotarılır bir işi çabuk yapmaya çalışmak daha büyük zaman kaybına neden olabilir bir işi en çabuk yapmak usulunce yapmakla olur bir işi etkili ve çabuk yapmak bir şeyde eli çabuk olmak bir şeyi çok çabuk bitirmek zorunda olmak bir şeyi çok çabuk duymak ve öğrenmek birine çabuk iyileşmesini dilemek bitki tohumunu soğukta tutup çabuk büyütme boyanın çabuk katılaşması böğüren inek buzağısını çabuk unutur canlı ve çabuk çalınan müzik çabuk açılan supap çabuk açılan ulaşım kapısı çabuk açılır şalter çabuk açılır tespit elemanı çabuk adres çabuk adresleme çabuk ağlayan çabuk alevlenme çabuk algılayan çabuk anlamak çabuk anlar çabuk anlayamayan çabuk anlayan çabuk arama yöntemi çabuk ateş çabuk ateş alır çabuk ateş alırlık çabuk ateşleme fitili çabuk ateşli uçaksavar topu çabuk atış çabuk ayar çabuk ayırma çabuk ayırma bağlama elemanı çabuk ayırma mandalı çabuk ayırma rakoru çabuk ayırma valfi çabuk ayrılabilen bağlama elemanı çabuk ayrılabilen kaplin çabuk ayrılabilen konektör çabuk azan çabuk azar çabuk bağlama çabuk bağlanan ampermetre çabuk bağlantı çabuk bağlantılı paraşüt çabuk biçimlendirme çabuk bir şekilde çabuk birleşebilen gaz çabuk birleştirici çabuk bitirmek çabuk bitirmeye çalışmak çabuk bozulabilen çabuk bozulabilen ikmal maddeleri çabuk bozulabilen maddeler çabuk bozulabilen yiyecek maddeleri tedarik bürosu çabuk bozulabilen yük çabuk bozulabilirlik çabuk bozulan çabuk bozulan (yiyecek) çabuk bozulan mallar çabuk bozulan yiyecek çabuk bozulan yiyecek şeyler çabuk bozulur çabuk bozulur mallar çabuk buharlaşan çabuk buharlaşma çabuk buharlayıcı çabuk buharlıyıcı çabuk bulanan çabuk bulanıveren çabuk büyüme çabuk büyümek çabuk büyüyen çabuk ciro çabuk coşan çabuk coşar çabuk çabuk çabuk çabuk (davul vb) çabuk çabuk (davul, trampet) çabuk çabuk bir şeyler atıştırmak çabuk çabuk çalmak çabuk çabuk konuşarak ağız dalaşı yapmak çabuk çabuk konuşma çabuk çabuk konuşmak çabuk çabuk oynatmak çabuk çabuk solumak çabuk çabuk söylemek çabuk çabuk söylenen sözler çabuk çabuk ve anlaşılmaz biçimde konuşmak çabuk çabuk yemek çabuk çabuk yiyen kimse çabuk çabuk yutmak çabuk çabuk yürümek çabuk çabuk! çabuk çalıştırma çabuk çoğalan çabuk çoğalma çabuk çoğalmak çabuk çökelir çabuk çözüm çabuk çözünen kuru maya çabuk çözünür yapıştırıcı çabuk çürüyen çabuk davran çabuk davranan çabuk davranarak birinden önce silah çekmek çabuk davranma isteği çabuk davranma ya da karar verme çabuk davranmak çabuk davranmayan çabuk değişebilir çabuk değişen çabuk değişen takımlar çabuk değişir bezem çabuk değişme çabuk değişme odacığı çabuk değiştirilebilen çabuk değiştirilebilir uç demiri çabuk değiştirme kartuşu çabuk denetim çabuk derin dondurma çabuk devre kesici sigorta çabuk devre kesici şalter çabuk dişli çabuk doktor çağırın çabuk donan çabuk dondurma çabuk dondurma tesisi çabuk dondurmalı derin dağlama çabuk dondurulmuş çabuk donma çabuk dökülen çabuk dönmek çabuk durdurma düzeni çabuk düşünme çabuk eğilip kalkmak çabuk elden çıkarmak çabuk erişim çabuk erişimli döngü çabuk erişme çabuk eskimek çabuk eskiyen alet çabuk etki eden çabuk etkilenen çabuk etkilenir çabuk etkilenme çabuk etkilenmek çabuk etkili gübre çabuk etkili soğutma sistemi temizleyicisi çabuk etkiyen vana çabuk fizyon nötronu çabuk gama ışınları çabuk gamma nötron aktivasyonu çabuk geçen çabuk gelen hâsılat çabuk gelen kazanç çabuk gelmek çabuk gıdıklanır çabuk gitmek çabuk gitmem lazım çabuk gözden geçirme çabuk gücenen çabuk halletmek çabuk hareket eden çabuk hareket etmek çabuk hareketli çabuk hazır çabuk hazırlanan çabuk hazırlanan yemek satan içkili lokanta çabuk heyecanlanan çabuk heyecanlanma çabuk hızlanma çabuk hüküm vermemek çabuk ısınan, çabuk soğur çabuk ısıtma çabuk ışınım çabuk içilen içki çabuk içilin içki çabuk ilerleyen çabuk ilk haraket düzeni çabuk inanan çabuk incinecek bir durumdaydı çabuk irkilir çabuk irtibat ve ayırma şalteri çabuk iş gören kimse çabuk iş yapan çabuk iyileşen çabuk iyileşme gücü çabuk iyileşme özelliği çabuk kaldırma çabuk kanan çabuk kanarak çabuk kanma çabuk kapat çabuk kapmak çabuk katılaşan çabuk katılaşan çimento çabuk katılaşır beton yama çabuk katılaşır çimento çabuk katılaşır onarım gereci çabuk katılaşma çabuk kavrama çabuk kavrama testi çabuk kavramak çabuk kavrar çabuk kavrayamayan çabuk kavrayan çabuk kavrayış çabuk kavrayışlı çabuk kesilme testi çabuk kesme çabuk kestirilemez çabuk kırılır çabuk kırılır (maden) çabuk kırılırlık çabuk kısa çabuk kısa pas çabuk kızan çabuk kızan kimse çabuk kızan sinirli çabuk kızan, çabuk yatışır çabuk kızar çabuk kızaran çabuk kızarlık çabuk kızıveren çabuk kızma çabuk kil çabuk kimse çabuk konuşma çabuk konuşmak çabuk kopya çabuk koşan çabuk koşar çabuk köprü çabuk kritik çabuk kurur boya çabuk kurutma çabuk kuruyan çabuk kuruyan boya çabuk kuruyan vernik çabuk kuvvet çabuk kür eden asfalt çabuk küsen çabuk motor değiştirme düzeni çabuk nakliye çabuk nötron Çabuk ol çabuk ol! çabuk ol! acele et! çabuk olan çabuk olarak çabuk olgunlaşan çabuk çürür çabuk olmak çabuk ödeme şartı çabuk öfkelenen çabuk öfkelenen adam çabuk öfkelenen kimse çabuk öfkelenen kişi çabuk öfkelenir çabuk öfkelenme çabuk öfkeye kapılma çabuk öğrenen çabuk öğrenilen çabuk öğrenir çabuk ölüm çabuk parlama çabuk parlar çabuk parlayan çabuk parlayan çabuk söner çabuk parlayan kimse çabuk pastörizasyon çabuk patlar madde çabuk patlıyan patlayıcı madde çabuk pişen ince biftek çabuk pizza çabuk priz çabuk priz alan çimento çabuk priz yapan bağlayıcı çabuk priz yapan çimento çabuk priz yapma çabuk radyasyon çabuk rakor çabuk reaksiyon alarmı çabuk salımlı ürün çabuk salma çabuk salma kordonu çabuk satılan ürünler çabuk serleşir alçı çabuk sertleşen çabuk sertleşen çimento çabuk sertleşen katbek çabuk sertleşen portland çimentosu çabuk sertleşir alçı çabuk sertleşir çimento çabuk sertleşme çabuk sertleşme (çimento) çabuk silah çeker çabuk sinirlenen çabuk sinirlenir çabuk sinirleniyor çabuk sinirlenme çabuk soğutma çabuk solan çabuk solumak çabuk sonuçlandırmak çabuk sökme çabuk sökülebılen ara boru bağlantıları çabuk sökülen kanal çabuk sökülen kavrama çabuk sökülen vana çabuk sökülüp takılabilen çabuk sökülüp takılabilen birleştirme şekli çabuk söylemek çabuk startlı lamba çabuk su ısıtıcısı çabuk şarj çabuk şarj cihazı çabuk şarj edilen akümülatör çabuk tahriş olur çabuk takım ve kalıp değişimi çabuk takma çabuk tepki çabuk tepki kabiliyeti çabuk tepkili çabuk tesir eden çabuk test çabuk tiksinen çabuk toparlayan çabuk tutuşan çabuk tutuşan madde çabuk tutuşur çabuk tutuşurluk çabuk uçan çabuk unutmak çabuk unutulan çabuk utanır çabuk üreyen çabuk ve aktif çabuk ve anlaşılmaz biçimde konuşmak çabuk ve anlaşılmaz konuşma çabuk ve anlaşılmaz konuşmak çabuk ve azametle geçmek çabuk ve çok para kazanmak çabuk ve düşünerek hareket etmek çabuk ve istekle yemek veya içmek çabuk ve karışık konuşmak ya da söylemek (öfke va da heyecandan) çabuk ve kirli derleyici çabuk ve kolay çabuk ve kolay aşçılık çabuk ve kolay hazırlanabilen (yiyecek vb) çabuk ve kolay hazırlanabilen yemek çabuk ve kolay yazma yeteneği çabuk ve kolayca çözülüp bağlanabilen bağlantı şekli çabuk ve sert etki çabuk veren iki kez vermiş olur çabuk veren iki verir çabuk ya da anlaşılmaz şekilde konuşmak çabuk ya da kısa süren şey çabuk yanabilir çabuk yanan fitil çabuk yanan nesne çabuk yanar çabuk yanarlık çabuk yanıcı alaşımlar çabuk yanıp sönme çabuk yanıt verebilme çabuk yapılan çabuk yapılan seks çabuk yapılan şey çabuk yardım çağırın çabuk yardım isteyin çabuk yatmaz çabuk yazım çabuk yazma çabuk yazmak çabuk yemek çabuk yemek restoranı çabuk yiyecek çabuk yiyecek özel satış yetkisi çabuk yiyecek restoranı çabuk yoldan çok para kazanmak çabuk yükselmek çabuk yürümek çabuk yürümeye başlamak çok çabuk çok çabuk değişmek çok çabuk kaçmak çok çabuk karar oluşturmak çok çabuk karar vermek çok çabuk okumak ya da söylemek (dua, şarkı vs yi) çok çabuk olmak çok çabuk öfkelenmek çok çabuk satılan ürünler çok çabuk sertleşir beton çok çabuk şöhret olmak çok çalışan çabuk aşınır çok çalışan ve çabuk öğrenen bir çalışanım çok koşan çabuk yorulur daha çabuk başlayıp daha çabuk büyümek daha çabuk gitmek daha çabuk ol daha çabuk yükselmek değeri çabuk düşen para dişli çabuk çarkı elbette haberler çabuk yayılır elbisesini çabuk eskitmek elden geldiğince çabuk elden geldiğince çabuk (as soon as possible) eli çabuk eli çabuk kimse elimden geldiği kadar çabuk elimden geldiğince çabuk elinden geldiği kadar çabuk elinden geldiği kadar çabuk ol eline çabuk eline çabuk kimse elini çabuk tut elini çabuk tut ya! elini çabuk tut! elini çabuk tutmak farları çabuk açıp kapamak fast food gibi çabuk hazırlanmayan yemek fırlatarak çabuk kaçmak gençler çabuk acıkır gönüllü hizmete çabuk dönüş gözden çabuk kaybolan gücünü çabuk toplayan güzelliğin kanatları vardır, çok çabuk uçar haber çabuk duyulur! haber çok çabuk duyulur hafif ve çabuk adım hafif ve çabuk adımlarla yürümek hafif ve çabuk sulama hastalık çabuk ilerledi hattan çabuk ayırma kaplini hava ne çabuk kakardı hava ne çabuk karardı havaalanı- çabuk olun hayatta çabuk ilerleyen açıkgöz kimse haydi çabuk haydi çabuk ol haydi çabuk ol! herkesle çabuk ahbap olan kimse hiç de çabuk değil insan çabuk karar vermeli işin çabuk ilerlemesi iyi vakit çabuk geçer iyiler çabuk ölür kafası çabuk işler karşı cinsten biriyle çabuk ilişki kurabilen kimse kendini çabuk toparlayan kısa ve çabuk adımlarla yürümek kısa ve çabuk soluk kısa ve kararsız adımlarla çabuk çabuk yürümek konsolidasyonlu çabuk test kontrollerinizin çabuk ve yeterli turlar olacak şekilde yapmaya çalışınız kötü haber çabuk yayılır kötü haber iyi haberden daha çabuk yayılır kritik devri çok çabuk geçiniz kumandaya çabuk cevap vermek küçük at çabuk kaşağılanır küçük kap çabuk ısınır makine gibi çabuk çabuk söylemek veya okumak veya ezbere söylemek malın çabuk ve kolayca satılabildiği piyasa multipl çabuk kaybolan beyaz nokta sendromu mümkün mertebe çabuk (as soon as possible) mümkün olduğu kadar çabuk mümkün olduğu kadar çabuk (as soon as possible) mümkün olduğunca çabuk mümkün olduğunca çabuk (as soon as possible) ne çabuk ne çabuk akşam oldu ne çabuk karanlık bastı ne kadar az laf söylenirse mesele o kadar çabuk kapanır ne kadar çabuk neşesini çabuk toparlama yeteneği nimble of foot ayağına çabuk olabildiğince çabuk oraya varmak için en çabuk yol nedir(oraya giden en kestirme yol hangisidir) ormanda çabuk ateş alan çalı vb parasız adamın pazarda işi çabuk biter rahat ve çabuk konuşan silahına çabuk

1: 2 ms